Çakıl ❤

Pazartesi, Şubat 29, 2016 Pınar Tatlısu Moralı 4 Comments


40+5'te 23.02.16 saat 13.41'de bize hayatımızın en önemli, güzel ve anlamlı gününü hediye ettin kızım. Ellerimiz hiç ayrılmasın, her geçen gün birbirine daha da sıkı tutunsun. 
Ben bu ara günlerimi senin her halinle sarhoş, uykusuzluğu sanki hayatımın her evresinde varmışçasına kabullenmiş ve sana doyamayarak geçiriyorum. 
İyi ki geldin, iyi ki mislere boğdun bizi miniğim. Seni tarif edemediğim duygularla seviyorum canımın taaa canı ❤

4 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

40+4

Pazartesi, Şubat 22, 2016 Pınar Tatlısu Moralı 0 Comments

Belki de seninle yarın artık yüz yüze tanışacağız kızım.
Belki de o tahmin bile edemediğim duyguların içinde kaybolmuşken kokunla kendime geleceğim ya da daha fazla kendimi kaybedeceğim.
Şu anda tarif edemediğim duygular içindeyim. Merak, endişe, korku, sevinç... Hepsini aynı anda yaşıyor gibiyim.
Hayatımıza sağlıkla gel ve bizi daha da iyi insanlar yap.

Bu video da burda dursun ve her izlediğimde bana bu mükemmel ötesi 9 ayı hatırlatsın. Gerçi hiç bi zaman aklımdan çıkmayacak, eminim...


0 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Brownie Kurabiye

Pazartesi, Şubat 22, 2016 Pınar Tatlısu Moralı 0 Comments

Bu tarifi youtube kanalını çok severek takip ettiğim İdil Tatari'de gördüm. İzler izlemez ağzımın suları aktı ve hemen denemem lazım diye düşündüm. 

Tarifine şu adresten ulaşabilirsiniz. Ama ben blogumda da bulunsun istiyorum o yüzden buraya da ekliyorum.

Malzemeler: 
350 gr bitter çikolata
150 gr şeker
40 gr margarin (ben 30 gr tereyağı kullandım, margarin yoktu evde)
35 gr un
2 yumurta
1/4 çay kaşığı kabartma tozu
1 çay kaşığı vanilya özütü (ben evde vanilya aroması varmış onu kullandım)


Yapılışı:
- 200 gr çikolata ve tereyağını benmari usulü erittim.

- Bir kapta yumurta, şeker ve vanilya aromasını 15 dk iyice çırptım. Bu kısım oldukça önemliymiş. Az un kullanıldığı için iyice krema kıvamına gelmesi gerekiyormuş.

- Bu krema kıvamlı hamura oda sıcaklığına gelen erimiş çikolatayı, kalan 150 gr küp küp kesilmiş çikolatayı, unu ve kabartma tozunu ekledim. Malzemeler iyice karışana kadar düşük devirde çırptım.
- Kurabiye karışımını 1 saat buzdolabında dinlendirdim.

- Bir saatin sonunda tatlı kaşığıyla eşit porsiyonlar şekilde alıp yağlı kağıt serdiğim fırın tepsisine aralarında boşluklar olacak şekilde dizdim.
- Daha önce 180 dereceye ısıttığım fırında 10 dk kadar pişirdim ve sonuç:

0 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

9ay10gün

Perşembe, Şubat 18, 2016 Pınar Tatlısu Moralı 0 Comments

40 haftanın bittiği bu günü göreceğimi hiç tahmin etmiyordum. Ama işte burdayım. Çakıl karnımda ve türlü akrobasi hareketleri yapıyo hala :) Bugünkü kontrole göre de bi kaç gün içinde gelecek gibi görünmüyor. Annemle kemeraltı turu bile yaptık, bana mısın demedi :) 
O ne zaman geleceğini bilir diyip bugünü de bitirelim o zaman. 

0 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

39+2

Cumartesi, Şubat 13, 2016 Pınar Tatlısu Moralı 0 Comments


Daha önce de bi kaç kez bahsettim sanırım normal doğum için beklediğimizi. Ben hamileliğin en başından beri normal doğum yapmak istiyordum zaten. Doğumun doğal yollarla gerçekleşmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Neyse ki doktorum da benimle aynı kafada da zıt düşmedik hiç. Ama tabi sezaryenin de bi kurtarma operasyonu olduğunun bilincideyim, nolursa olsun normal doğurcam ben ille de normal doğurcam kafasında değilim. İkimiz için de en sağlıklısı neyse o olsun diye dua ettim şimdiye kadar. 

Şu anki tabloda normal doğumu engelleyecek bi sorunla karşılaşmadık. Suyun azalması, çatı darlığı, bebeğin büyüklüğü gibi. Haliyle günlerimiz beklemekle geçiyor :) Bu bekleyiş sonlara doğru geçmek bilmez günlere dönse de, içerde büyüsün mis gibi diye düşünüce sabırsızlığım az da olsa geçiyor.

Bu arada annemler de geldi de son hazırlıkları tamamladık. Artık Çakıl'ın yatağı ve dolabı da hazır bi kendisi eksik :)

Benim tarafımda da işler yolunda. Tabi uzun zaman ayakta kalırsam belim falan ağrıyor artık ama genel olarak rahatım. Aşırı ödem sorunu yaşamıyorum henüz. Kilo olarak da hala +14'teyim. Aman dikkat et son 3-4 hafta çok alınıyor diyenleri biraz yalancı çıkarmış olabilirirm. Çünkü yemek yeme düzenimde ekstra bi dikkat etmeye gitmediğim halde son 1 ayda 2 kilo bile almadım. Sanırım artık zaten zirveye yaklaştığım için daha fazla alamıyorum, bu vücudun da bi kapasitesi var nitekim :D Tabi hamilelik henüz bitmedi, o yüzden toplamda kaç ile bitircem hepimiz görcez :D Ama son zamanlar beklediğim gibi ağır geçmediği için mutluyum. Az önce sinemadan geldik misal :)

Yarın doğuracak mıyım acaba? sorusunu bugün de kafamdan geçirerek esenlikler diliyorum hepimize :)

0 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Moka Pot ile Kahve Demleme

Pazartesi, Şubat 08, 2016 Pınar Tatlısu Moralı 0 Comments

Hiç bi zaman çaycı bi insan olmadım. Kahvaltıda bile çay aramam o derece :) Kahveciyim ben. Günde 3-4 tane içsem içerim. Gerçi şu hamilelik çok bozdu beni. Günde en fazla bi taneyle yetinmek zorunda kalıyorum! Neyse bu günlerde geçecek az kaldı :)

Geçen seneki Milano seyahatimizden dönerken moka pot satın almıştık. Bi ara nasıl kahve demlenir bu arkadaşla diye bi video çekmiştim. Geçenlerde editleyip yükledim. Bakın bakalım beğenecek misiniz?


0 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

38.Hafta - Hastane Çantamda Ne var???

Cuma, Şubat 05, 2016 Pınar Tatlısu Moralı 10 Comments

40'ın dolması için tam olarak son 15 gün! Ay resmen "It is happenning!!!" Tabi artık her an gelebileceği için Çakıl hanım, ben de hastane çantamı tamamlayım bi zahmet diye düşündüm :D Yalnız öyle ha deyince hazırlanmıyomuş bu hastane çantası denen, sürekli yıka-kurut-ütüle döngüsü oluyormuş. O yüzden siz benim gibi her bi şeyinizi bölük pörçük almayın. Tek seferde alın, yıkayın ve hazır edin :)

Ben iki ayrı çanta hazırladım. Çakıl için ayrı, kendim için ayrı. Bu şekilde daha organize olacağını düşündüm.

Öncelikle Çakıl'ın çantasına bi bakalım:


1. Kıyafet olarak 3 adet hastane çıkışı seti aldım yanıma. 1 tanesi arkadaşımın hediyesi olan 10'lu parça şeklinde satılanlardan. Andywawa markası. 2 tane de daha minimal olan hastane çıkış setlerinden. Toplamda 2 tulum, 3 kolsuz body, 3 zıbın, 3 patikli alt, 5-6 tane önlük, 4 başlık, 2 çift eldiven, 3 çift çorap gibi özetleyebilirim. Ben fazla fazla koydum, biraz garanticiyimdir bu tarszkonularda :)

2. 1 tane içi polar, dışı yün battaniye ve 2 tane de penye battaniye koydum. Özellikle kalın olan hastane çıkışında lazım olur diye düşünüyorum. Neticede kışın ortasındayız.

3. Yaklaşık 10 tane ağız bezi koydum. Arkadaşlarımın dediğine göre en çok kullanılan şey bu oluyomuş. Bebeği kucağına almak isteyenlerin omuzlarına yerleştirmek için ideal dediler. 

4. 10-12 tane Prima Premimum Care marka yenidoğan boyutunda bebek bezi. Hastanede de verirler büyük ihtimalle ama kullanmaya devam edeceğim bi marka olmasını tercih ettim ben.

5. Mustela'nın bi kaç kullanımlık pişik kremi geçmişti elime, onu da koydum çantaya nolur nolmaz diye.

6. Tek kullanımlık alt açma bezlerinden 2 tane koydum.

7. 2 tane de müslin örtülerden koydum. Kundak falan yapmak gerekir belki diye bulunsun istedim.

Kendim için de şunları hazırladım:


1. 2 tane gecelik, 1 tane sabahlık ve 2 tane de önü tamamen düğmeli pijama. 

2. İç çamaşırı paketi hazırladım. İçinde 2 tane emzirme atleti, 1 tane emzirme sutyeni ve 3 tane de hamile külodu var. Normal doğumu bekliyorum ben ama bu doğum işleri hiç belli olmaz, sezeryan falan olursa diye yüksek belli külotlar daha rahat oluyormuş.

3. Hijyenik gece pedi. Kanama çok olabileceğinden oldukça gerekliymiş. Hatta hasta bezleri daha kullanışlı diyolar, fırsat bulursam onlarda da alacağım.

4. Lansinoh marka göğüs pedleri. Sanırım biraz abartmışım sayısını, biraz azaltacağım :D

5. Islak mendil. Bi şekilde lazım olur bence.

6. Bakım çantası. Ben içine; diş fırçası-macunu, kokusuz roll-on, makyaj temizleme suyu-pamuğu, tarak, gögüs ucu kremi, yüz-dudak nemlendiricisi, el kremi, küçük boy şampuan-saç kremi(hastanede duş almam gerekebilir diye) gibi temel bakım ürünlerimi koydum.

7. Makyaj çantası. Fotoğraf çekimi olacak sonuçta Hiç kimse ağzı yüzü kaymış bi şekilde çıkmak istemiyordur diye düşünüyorum :D

8. Terlik.

9. 4 çift çorap.

10. Enerji versin diye atıştırmalık bi şeyler. Ben çiğ badem, kuru kayısı ve karışık çiğ çerezlerden aldım. Ben yiyemezsem bile kocacım afiyetle götürür nasılsa :)

12. Lohusa tacı. Bunları bi arkadaşım hediye aldı ve ben çok beğendim. Üstelik Çakıl için de yaptırmış bi taç ♥  https://www.minilola.com/ isimli siteden almış, çok güzel modeller var.

13. Son olarak da hastaneden çıkarken giymek için temiz kıyafet. Ben tabii ki rahat olsun diye tayt-tunik ikilisini seçtim :)

İşte benim hazırlıklarım bu şekilde. Var mı sizin aklınıza gelen ekstra bi şeyler. İşte şunu da koy mutlaka ya da şu çok gereksiz çıkar onu dediğiniz? 

Son olarak bu iki çanta için birer de video çektim. İzlemek isteseniz buyrun :)



10 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Benzade Konak Cafe

Çarşamba, Şubat 03, 2016 Pınar Tatlısu Moralı 8 Comments

Ben kendimi bildim bileli annemin hayali küçük bi cafe açıp, o leziz yemeklerini insanlarla buluşturmaktı. Her zaman açsan ne güzel olur, çok severek yaparsın bu işi derdim. Nihayet tam bir sene önce bunu gerçekleştirdi annem bi arkadaşıyla beraber. 

Tam da hayalindeki gibi ufak ama sevimli bi mekan haline getirdiler. Üstelik kiraladıkları yer, Avanos'taki eski konaklardan birinin alt katı. Tam eski Avanos evleri mimarisinde, insanın içini ısıtan bi ev. Konağın ismi Benzade Konak olduğu için o şekilde açmayı uygun gördüler cafeyi. 

Yemekler ise oldukça geleneksel ev yemekleri. Yani kebap arıyorsanız, eliniz boş dönersiniz. Ama kebap yok diye et yemeği yok sanıyorsanız da büyük yanılgıya düşersiniz. Öyle bi mumbar, öyle bi mantı yapıyolar ki yeme de yanında yat! Ayrıca annemin cheesecake ve su böreği tüm Avanos'ta meşhurdur, o yüzden bulunca gömmek adettendir :)

Sizin de yolunuz Kapadokya'ya düşerse ki bence düşmediyse hala kesin yakın zamanda düşecek, Avanos'a uğradığınızda annemin cafesine uğramayı da unutmayın. Annem diye demiyorum, cidden çok lezzetli yemek yapar. Benden söylemesi ;)

Eklemeden geçmeyeyim. Trip Advisor'da önerilen restoranlar arasına girdi Benzade Konak Cafe. Puanı da oldukça yüksek ;) Ayrıca Facebook sayfalarından da takip edebilirsiniz.

Adres: Yukarı Mahalle, edip Akbayram Sokak, No: 7 Avanos/Nevşehir

























8 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Verona

Pazartesi, Şubat 01, 2016 Pınar Tatlısu Moralı 0 Comments

Milano'daki üçüncü günümüzde Verona'yı ziyaret etmeye karar verdik. Yine trene atlayıp 2 saatlik bi yolculuk sonrası Romeo ve Juliet'in şehri olarak anılan Verona'daydık. Tren garından yaklaşık 20 dk yürüdükten sonra Arena'nın da olduğu şehir merkezine ulaşmıştık. Hemen bi turist info bulup haritamızı kaptık ve kalabalığın arasına karıştık.

Elimizdeki haritada bi yürüyüş rotası vardı. Sizi görülmesi gereken her yerden geçirip, tüm şehri turlatıyor. Bunu takip ederek kendi kendimizin rehberi olduk, zaten canımıza minnet bu durum :) Aralarda çok üşüdüğümüzde kahve molası, acıktığımızda yemek molası ve tatlı krizine girdiğimizde dondurma molası vermeyi de ihmal etmedik. Sonuçta gezmek için mi yiyoruz, yemek için mi geziyoruz hala karar veremediğimiz bi durumdayız :D

Arena'nın önünde her daim kuyruk oluyo. O yüzden o kuyruğu göze almak lazım içerisini görmek için. Daha önce ben hiç bu tarz bi yerde bulunmadığım için büyüklüğü beni çok etkiledi. Yüz yıllar önce nası yaptınız arkadaşım öyle bi şeyi! Yalnız orda bi etkinliğe katılmak isterdim gerçekten. Ortamın büyüleyiciliğini hayal bile edemiyorum.




































0 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)