Masal Şehir: Prag

Salı, Ocak 27, 2015 Pınar Tatlısu Moralı 0 Comments

Evet 10 gün daha beklersem tam 1 sene geçmiş olacak bu seyahatimizin üzerinden. Çok ayıp ya valla bana. Hayır yazma artık de mi bu saatten sonra ama işte düşünün o kadar vicdan yapıyorum ki yazamadım diye :D (1 yılı düşününce resmen vicdansız oluyorum ama neyse :D)

Şimdiye kadar gittiğim Avrupa şehirleri içinde beni en çok etkileyeni Prag oldu, itiraf ediyorum! Tabii eski şehir kısmı. Hoş yeni şehir tarafını hiç gezmedik neredeyse.

Ama Prag'ı tanımlayacağım tek şey kesinlikle "Masal Şehir". Eğer ben öyle bi yere gideyim ki beni 15.yy'da hissettirsin diyosanız, Prag'a hoşgeldiniz.

Eğer Prag'a kışın gidecekseniz kesinlikle en kalın kazaklarınızı, berelerinizi ve atkılarınızı götürün. Çok soğuktu. Hele bi de eserse, oyyyyy!

Şunu da eklemek isterim ki Prag Avrupa şehirleri içinde nispeten ucuz bir şehir. Sebebini, hala Euro'ya geçmeyip kendi paralarını kullanmaları diye düşünüyorum ben. 100 Çek Korunası yaklaşık olarak 9.5 Türk Lirası.

Gitmeyen herkese gözü kapalı gitmesini söylediğim şehir Prag'ı fotoğraflarla gezelim biraz bari.


Nerde Kalalım?

Biz şehrin tam göbeğindeki Palac U Kocku otelde kaldık. Bina 14.yy'dan kalma. Kahvaltı ettiğiniz yer bildiğiniz mahzen gibi. Lobisinde porselen ve cam hediyeliklerin satıldığı bir galeri var. Çok hoşumuza gitti bizim. Odalar oldukça büyük ve temiz. Yalnız asansör yok, haberiniz olsun :)


Ne alalım?

Prag porselen ve cam işleriyle meşhur. O yüzden gezerken her yerde bu tarz dükkanlar göreceksiniz. Meraklıysanız böyle şeylere yaşadınız :) Meraklı değilseniz de ufak bir hatıra getirin gelirken yanınızda.

Bir de Bata isimli bir ayakkabıcı var :) Ben ilk orda görmüştüm bu markayı. Sonra Milano'da da gördüm. Ayakkabıları çok kaliteli. Hele bir de bu ara indirim dönemi. Kaçırmayın, bi çift alın ;)


Nereleri Gezelim?

Prag'ın ikonik yapılarından Astronomik Saat Kulesi, Tyn Kilisesi, Prag Kalesi, St. Vitus Katedrali, Charles Köprüsü olmazsa olmazlardan. Zaten St. Vitus Katedrali ve Prag Kalesi dışındakilerın hepsi Old Town denilen eski şehir merkezinde ve birbirine çok yakın. Yürüyerek çok rahat gezebilirsiniz.

St. Vitus Katedrali da Prag Kalesi surları içinde kalıyor. Biz oraya taksiyle gitmiştik. Ama tramvay da gidiyordu diye hatırlıyorum.







Biz kaleye taksiyle çıktıktan sonra kale tarafını gezip yürüyerek aşağıya indik. Ardından Charles köprüsü çıktı karşımıza. Köprü trafiğe kapalı ve üzerinde yürümesi çok keyifli. Çünkü köprü boyunca kenarlarda bir çok heykel var. İnsan hepsinin önünde fotoğraf çekilmek istiyor evet :)


Köprüyü bitirdikten sonra bir müze var, isterseniz köprünün yapımına dair bir çok bilgi içeren bu müzeyi gezebilirsiniz. Ayrıca yine müzenin orda, Vltava nehrinde yaklaşık 1 saatlik gezinti yapabileceğiniz tekneler bulunuyor. Korkmayın, teknelerin üstü kapalı ve içinde soba yanıyor, sıcacık :) Bir de bilet aldığınızda bir alkollü bir alkolsüüz içecek veriyorlar ücretsiz. Sıcak şarap tavsiye ederim şiddetle :) Bu gezinin fiyatı 5-6 euro civarına falan denk geliyordu sanırım. Bence vaktiniz olursa bu gezintiyi yapın derim. Rehberleri de Prag tarihine ait çokça bilgi veriyor ;)


Prag sokaklarında dolanmak da inanılmaz keyifli. Çıkın otelden, vurun kendinizi sokaklara, gezin gezin gezin. Zaten Old Town kısmını yürüyerek 1 günde bitirirsiniz hayli hayli. O binalar, her sokakta karşınıza çıkan kiliseler, küçük dükkanlar sizi sizden alacak ;)



Aaaa bak söylemeyi unuttum. Kafka Müzesine de uğrayabilirsiniz. Bahçesindeki işeyen erkek heykeller çok komik  :D


Sokaklarda gezerken böyle aşağıdaki gibi güzelliklere çokça rastlayacaksınız ;)


Gezerken bol bol foto çekin, çekilin, eğlenin :)



Ne yiyelim/içelim?

İşte yazının en can alıcı bölümü :D Beni uzun süredir takip edenler bilir, seyahatlerimize genelde yediklerimiz damga vurur :D O yüzden toksanız okumaya devam edin bence, yoksa kan şekeri düşmenizden ben sorumlu olmam!

Mlejnice

İlk gecemizde yerel bir restorana gitmek istedik. Trip Advisor'dan gözümüze kestirdiğimiz yer bura oldu. Gulaş çok yaygın olarak var Prag'daki restoranlarda. Ben ilk kez burda denedim ve çok sevdim. Etçilseniz siz de bayılırsınız bence :) Diğer yemek de elmalı ördek göğsü. Farklı bir şeyler denemek istiyorsanız şans verebilirsiniz.

Menüye şu linkten ulaşabilirsiniz. Hatırlatmak isterim ki 100 CZK yaklaşık 9.5 TL. Yani ortalama 30 liraya gayet doyurucu bir yemek yersiniz burda, yanına da içeçeğinizi içersiniz ;)

Foursquare: Mlejnice

Alcron

Prag'daki ikinci günümüz 14 Şubat'a denk geldiği için daha özel bir yerde yemek yemek istemiştik. Bunun için de Michelin yıldızlı olan Alcron'u tercih ettik. Yalnız özel bir gün olduğu için 1 ay öncesinden rezervasyon yaptırırsanız iyi olur. Zaten çok büyük bir restoran değil. İşinizi şansa bırakmayın derim.

Yediklerimizin hepsi inanılmaz lezzetliyli. Zaten adamlar Michelin'den yıldız almış, daha ne olsun :) Şimdi porsiyonlar beklendiği üzere küçük ama gecenin sonunda hepimiz tok ve yediklerimizden çok hoşnuttuk.

Menüye şu linkten ulaşabilirsiniz.

Foursquare: Alcron

Hard Rock Cafe

Hard Rock Cafe görünce dayanamayıp hep giriyoruz biz. Ortamları hep çok güzel oluyo, hep çok güzel müzik çalıyolar, hep güzel kokteyller yapıyolar :) Şu ortasında devasa gitar sarkan yer Hard Rock Cafe. Yemek sonrası uğrayıp bi şeyler içtik. Tam merkezde zaten. Görmemenize imkan yok :)

Foursquare: Hard Rock Cafe

Prag Beer Museum

Murası müze falan değil onu söyleyim de önce :) Bildiğiniz pub :) Ama o kadar çok çeşit bira var ki seçmekte zorlanıyosunuz. O yüzden adamlar da bunun farkında olacaklar ki 15'lik bardaklarda 5 çeşit seçim yapabileceğiniz bi seçenek sunmuşlar. Bizce çok mantıklı. Bizim seçimlerimiz aşağıdakiler oldu. Fiyatlar da 15'likler için 2-2.5 liraya denk geliyor :) Bira meraklısıysanız bence burayı göz ardı edemezsiniz!

Ayrıca atıştırmalıkları da vardı menüde. Yalnız sigara içiliyordu içeride. Sigarasız bölüme girseniz de arada kapalı bir kapı olmadığından yine de dumanı hissediyorsunuz. Bunu bilin de gidin.

Ayrıntılı bilgi için şu linke tıklayabilirsiniz.

Foursquare: Prag Beer Museum


Tatlısız olmaz arkadaş! Praglılar için de öyle sanırım. Çünkü sokaklarda şu aşağıdaki şişlere takılı hamurdan spiralleri satıyorlar. Odun közünde piştiği için tadı çok güzel. Şişten çıkarıp pudra şekerine batırıp veriyorlar. Tatlı ihtiyacınız karşılanıyor :) Adı da Trdelnik.

Kışın sokaklarda satılan diğer şey de sıcak şarap! Adım başı bulabilirsiniz. Prag'ın o sert soğuğunda o kadar güzel gidiyo ki anlatamam. Tabii gezerken her önünüze gelenden içince biraz leyla gibi dolaşmanız mümkün ortalıkta :D

La Bottega Di Finestra diye bi İtalyan restoranına gitmiştik. Yemekleri çekmemişim, hayret :D Sanırım makarnaların cazibesine dayanamadım :) Onun yerine tiramisuyu çekmişim. Bu da tatlı sonuçta. Ayrıca bu restoranda market konsepti de vardı. Sanırım İtalyanların genel olayı bu. Restoranı yapalım, içine de market koyalım ordan da para kazanalım :) Zekice valla.

Son olarak yine yerel ama biraz pahalı bi restorandan bahsedeceğim. Trip advisor'da oldukça üst sıralardaydı bu restoran. Tabii ki gurme(!) kişiliklerimiz ortaya çıktı ve gittik. Hiç fotoğraf çekmemişim yine, alla alla deli miyim neyim! Ama hatırladığım şuydu oraya dair: porsiyonlar çok büyük, yemekler çok lezzetli, ortam çok otantik, servis biraz yavaş. Kısaca kesin uğrayın!

Foursquare: Rainer Maria Rilke

0 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Otuz!

Çarşamba, Ocak 21, 2015 Pınar Tatlısu Moralı 4 Comments



Şu koca dünyada küçük bi insancık olarak 30! yıldır yer işgal ediyorum. Olduğum yerden mutlu muyum? Hem de çok.

Bugün kardeşimle telefonda konuşurken şunu farkettik: 2 ile başlayan yaşlarımızın geçtiği yıllar meğer hayatımızdaki en önemli olayları içermiş hep. Üniversiteyi bitir, işe gir, kendi paranı kazanmaya başla, evlen ve hayatın tadını çıkar, hem de hiç düşünmeden.

Evet 20ler sizi özleyeceğim kesin. Ama 30ların da kollarını açıp beni beklemesi hoşuma gitmiyor değil. Ben her yaşımı hep çok sevdim. Hep yeni yaşımdan bi önceki yaşımda yaşadıklarımdan daha güzel şeyleri getirmesini diledim. Benden götürdükleri de çok oldu bazı yaşlarımın, bana çok şey öğrettiği de.

Şimdi size sesleniyorum 30lar. İçimdeki deli kızı bir yere gönderemeyeceksin, önce onu bil :) Sonra da şimdiye kadar geçen süreden daha kötü davranma bana başka bi şey istemem ;)

İyi ki doğdum. İyi ki ben oldum.

4 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Sömürdüklerim #1

Pazartesi, Ocak 19, 2015 Pınar Tatlısu Moralı 0 Comments



Son aylarda bitirdiğim saç/cilt bakımı ürnnleri, makyaj malzemeleri nelermiş bakalım bakalım :)

Siz neler bitirdiniz son zamanlarda?

0 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Milano Alış-Verişi

Cumartesi, Ocak 10, 2015 Pınar Tatlısu Moralı 0 Comments

Eveeeet, yılbaşı tatili için gittiğimiz milano'dan döndük ama tabii ki eli boş dönmedik :)

Sephora, Lush, Tiger, H&M ve Duty Free'den aldıklarım aşağıdaki videoda. Hadi bakalım izleyin, neler neler almışım :)


0 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Yeni Bir Yıl, Bitmeyen İstekler

Salı, Ocak 06, 2015 Pınar Tatlısu Moralı 0 Comments

2015'e girdik ve neredeyse ilk haftasını geride bıraktık bile. Ne zaman bu kadar çabuk geçmeye başladı zaman hiç bilmiyorum. Buna yaşlanmak deniyorsa da densin, napayım :)

Yeni yıldan herkesin istediği şeyler aynı. Sağlık, mutluluk, huzur, para. Ben de ilk olarak bunları istiyorum tabii ama insan bi yandan da elle tutulur bi liste bulundurmak istiyo elinin altında :) İşte benim nispeten mütevazı, bi kısmı ihtiyaç, bi kısmı zevke giren listem.


1. Momijiler - Şu anda sadece 2 adet momijim var. Bu yıl koleksiyonumu genişletmek istiyorum. Hedefim koleksiyonuma her ay 1 adet eklemek :)

2. Air Max - Spor ayakkabının rahatlığı tartışılmaz. Hele bi de Air Max'ler gibi her şeyin altına yakışıyorsa tadından yenmiyor. En beğendiğim modellerden biri Air Max 1. Bu sene artık kesin edineceğim!

3. Video kamera - Youtube olayına girince böyle bir ihtiyaç doğdu ister istemez :)

4. Kolye - Der-liebling'in tasarımlarını çok seviyorum. 2015'te bu quartz kolye çok fena markajımda :)

5. Allık - Şimdi allık ihtiycı hiç bir zaman bitmez, bunda bi anlaşalım :) NARS'ın bu Angelika isimli allığının da rengi pek güzel. Olsa bi tane fena olmaz yani :)

6. Güneş gözlüğü - İşte bak bu gerçekten ihtiyacım olan bir şey ;)

7. Tablet - Evde masaüstü kullanmak çok zor geliyor bana. O yüzden şöyle klavyeli, bilgisayar gibi olan tabletlerden alasım var.

8. Yüzük - Yuka'nın tasarımları özellikle de yüzük tasarımları beni kalbimden vuruyor. Şimdiden 3 tane yüzüğü var, bakalım kaça çıkacak 2015'te :P

Benden bu kadar. Sizin yeni yılda edinmek istedikleriniz neler dökülün bakalım.

Bu vesileyle de herkese istediği her şeyi gerçekleştirebileceği bir yıl diliyorum canlarım. görüşmek üzere  :*

0 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)