Ölüdeniz'de Yeme-İçme

Perşembe, Temmuz 23, 2015 Pınar Tatlısu Moralı 0 Comments

Şimdi bu konuda Ölüdeniz için biraz hayal kırıklığına uğradığımızı söyleyerek başlamak istiyorum yazıma. Tüm yeme-içme mantığı tamamen yabancı turist, hatta direkt İngilizlere yönelik. Yemekler hep fast food, hep kebap. Mesela adam gibi rakı-balık yapacak ya da şöyle Ege mutfağı çekti canım diyecek mekan yok. Gerçi o beklentiyle de gitmemek lazım belki Ölüdeniz'e. Bu kısım biraz kişisel olabilir kabul ediyorum :) Ama gördüğümüz kadarıyla kaliteli, servise önem veren mekan çok az.

Barlar da yine genelde İngilizleri eğlendirmek üzerine. Yani bol bol karaoke bar bulabilirsiniz :D Ha bakınca zaten turistlerin çok eğlendiğini görüyorsunuz. İşte arz-talep meselesi. Ben şuraya köşeye gittiğimiz yerleri yazayım da benden günah gitsin :D

İlk gün Hisarönü'ne gidelim dedik ama yemek yiyecek adam gibi yer bulamadık. En sonunda inanmazsınız ama hadi değişik en azından diyip Çin restoranına oturduk :) Neyse ki servis iyiydi, yemekler fena değildi, fiyatlar da ortalamaydı. Adı Dragonaro Restoran. Yani aklınızda bulunsun işte. Maalesef foto yok burdan, gömmüşüz geldiği gibi her şeyi :D

İkinci gün, risk almak istemeyip Fethiye'de yaşayan bir arkadaşımızın önerisine uyarak kalktık Kabak'a gittik. Evet sırf akşam yemeği için o uçurumlu, deli virajlı ve yokuş inmeli-çıkmalı yolu göze aldık. İştahlı olmak, damak tadına önem vermek böyle bi şey işte bizim için. Ölüdeniz'i niye beğenmediğimiz belki daha net anlaşılabilir şimdi :D

Arkadaşımızın önerisi Olive Garden idi. Normalde tam kafa dinleme tatili yapılacak konaklamalı bir yer. Manzarası inanılmaz güzel. Yemekleri de çok lezzetli ve farklıydı. Gönül rahatlığıyla ben de herkese tavsiye edebilirim burayı. Belki tek sıkıntısı, doğanın o kadar içinde olmasından ötürü etrafta uçuşan sinekler-böceklerdi. Ona da ben katlandıysam, herkes katlanır :)



[caption id="attachment_1696" align="aligncenter" width="1920"]IMG_2814 Meze tabağı[/caption]

[caption id="attachment_1697" align="aligncenter" width="1920"]IMG_2817 Kızarmış ekmek üzeri mantar soslu bonfile[/caption]

[caption id="attachment_1698" align="aligncenter" width="1920"]IMG_2820 Sebzeli bulgur pilavı ve salata[/caption]

[caption id="attachment_1699" align="aligncenter" width="1920"]IMG_2821 Asma yaprağında köfte (çok lezizdi)[/caption]
IMG_2806 IMG_2808 IMG_2811 IMG_2812

Üçüncü gün de yine aynı arkadaşımız önerisi olan Ölüdeniz sahildeki Jade Food&Drink isimli restorana gittik ve çoook beğendik. Deniz ürünleri ağırlıklı bir restoran, ama yemek seçeneği oldukça fazla. Rakı&balık da yaparsınız çok rahat, şarap yanında makarna&pizzalarınızı da yersiniz, akşamüstü blush&kokteyl keyfi de yaparsınız. Servisi, yemekleri, müzikleriyle bizim kalbimizi kazandı. Keşke ilk gün de gitseydik dedik :)

IMG_2871 IMG_2873 IMG_2881 IMG_2887 IMG_2888 IMG_2894

Son olarak da zeytinyağlı krizimin tuttuğu bi gün öğleden sonra Kayaköy'de uğradığımız Blue Butterfly restoranı ekliyorum. Sahipleri çok şeker insanlar, çok hoş sohbetler. Mezeleri de bir o kadar güzeldi. Ortamın şirinliğine ise diyecek söz yok. O taraflarda ot çöp sebze yiyim diyosanız mutlaka uğramalısınız. Akşamları da çok güzel sofralar kuruyolarmış, ama rezervasyon şart dediler.









You Might Also Like

0 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)