Lizbon'da Gece Hayatı

Salı, Mart 19, 2013 Pınar Tatlısu Moralı 6 Comments

Sanırım artık Lizbon postlarının sonuna yaklaşıyorum sanırım,evet daha bitmedi :)

Bugünkü konumuz Lizbon'un gece hayatının kalbi olan Bairro Alto. Baixa'nın yukarısında kalıyor, zaten "Yukarı Mahalle" demekmiş :) Neden yukarı olduğunu zaten yokuşları çıkarken anlarsınız, fazla söze gerek yok o konuda :)

Biz Lizbon'da 5 gece kaldık, 3 gecesini burda geçirdik sanırım. Ama en en güzel gün tabii ki cumartesiydi :) Ben böyle bi kalabalık görmedim sokaklarda, üstelik hava da yağışlıydı yani :)

Bir gün de Hard Rock Cafe'yi gördük gezenirken, girmeden olmazdı. Siz de gidin görün oldukça büyük ve güzeldi ;)


 Caipirinha cachaça diye rom benzeri bir içkiyle yapılan mojito benzeri bir Brezilya içkisi.Aybo'nun favorisi oldu, ben de sevdim :)

  İşte sokaklar böyleydi, hatta ilerleyen saatlerde yürümek oldukça zorlaştı. E kıç kadar barlar yapmışlar, take-away biralar, kokteyller gırla, tabi insanlar içerilere sığmaz :) 50lik biralar 1-1.5 euro, kokteyller 3-6 euro arası değişiyordu. Üstelik hepsinin alkolü çok çok yerindeydi. Öyle ki 2 tane 50lik kokteyl benim sarhoş olmama yetti :) 

 Bu minnoş da tam yemelik değil de neeee????? Tacını yirim, şebek :)


 İşte kokteyllerini çok çok sevdiğimiz bar: Bairrazza!!! Gerçek meyvelerin suyuyla yapıyo bu arkadaş kokteylleri, siz de götürüyosunuz :) Bu arada bizim orda olduğumuz zamanlarda karnaval mı ne varmış, herkes kostümlerle sokağa dökülüyodu. Süper görüntüler vardı :)

 Sangriaaaaaa :)))




Ve gecenin sonu :D

6 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Lizbon'da Yeme-İçme

Cumartesi, Mart 16, 2013 Pınar Tatlısu Moralı 12 Comments

Bu posta başlamadan önce hepinizi uyarıyorum. Karnınız açsa, rejimdeyseniz ya da aşeriyosanız bence sayfayı hemen terkedin arkanıza bakmadan :) Sonra vay efendim ağzımın suları aktı ya da ay aman midem bulandı falan demek yok, anlaşalım :)

Elimden geldiğince mekan bilgisini de paylaşacağım. Hayır gidince oralara aç kalmanızı istemem yani, sırf ondan :)

Gittiğimiz yerlerin 4sq linklerini de koymaya çalışacağım ki elinizle koymuş gibi bulun :)

Yemek kültürleriyle ilgili de kısa bi bilgi geçeyim de, sonra bizim gibi kişi başı birer porsiyon alıp yemekleri çatlamayın. Şimdi arkadaş ben bu Portekizlileri anlamadım, hoş gerçi İspanyolları da pek anlamamıştım. Ne de olsa benzer kültürlerden geliyolar, yani anlamamam normal sanırım bu durumda. Evet pek zevzeğim :) Şimdi bu arkadaşlar etçil oldukları kadar oburlar da bence. O nası yemek porsiyonlarıdır kardeşim öyle, yani Türkiye'de o porsiyona 2 kişi doyuyosun öyle söyleyim. Şu aşağıda gördüğünüz yemek 2 kişilik. Yani aslında normal gibi duruyo ama öyle değil. Misal sol alt köşedeki etin bi porsiyonu vardı, höh yani. Gerçi Aybocum tam bi etçil olduğu için hiç itiraz etmedi olaya ama o bile 2 günden sonra yeter dedi :D Siz siz olun bir ana yemek, 1 ara sıcak gerekirse de üstüne tatlıyla bitirin bu işi. Bizim öyle yaptığımız günler daha mutlu olduğumuz söylenebilir :D

Hayır yani şunu da anlamadık. Her yemeğin yanında şarap içiyolar(öğle-akşam), yemek porsiyonları kocaman ama obez değiller. Bu neeeey laaaannn!!! Ateistler bunu da açıklasın lütfen!!!

 İlk durak Lizbon'a ilk gittiğimiz gün bulduğumuz lokal bir restorandan. Başlangıç olarak sucuğumsu bi şey getiriyolar ismini şu an tam hatırlayamadığım. Domuz eti yemiyosanız uzak durabilirsiniz :) Salata olarak tabii ki ahtapot salatası, ana yemekler de yumurtalı biftek ve somon-karides şiş. Yemeklerin hepsi çok lezzetliydi.

Mekan: Adega Dantas - Bairro Alto civarında
Fiyatlar: Ana Yemekler: 8-15€, Salatalar 5-10€, 1/2 lt Şarap: 3.5€!!!

not: Şarap her yerde çok ucuz olduğu için öğlen de akşam da götürdük maşallah, tabi sora gelmiş kilolar :D O yüzden dikkat :D 

 Yemeğin yanında gelen dev patates kızartmasına da dikkat!!!


Yine yemeği gören mutlu yüzler :))

Belem'e gittiğimiz gün denizcilik müzesine girmeden çok acıktığımızı farkettik ve yakınımızdaki tek yer de müzenin cafesiydi. Daldık içeri tabii ki. Bira bardağına bayıldık, eve getirmek istedik :) Burda Portekiz'in meşhur balığı olan Bacalhau'yu denedik. Bilmem kaç yüz farklı tarifi varmış arkadaşın. Ben beğendim, zaten balık sever bi insanım ne olsa yerim yani :) Burda kroketini ve krema soslusunu görüyosunuz. 5-10€ arasında yemek yiyebilirsiniz burda. Yalnız bira pahalı 6€!!! 

Belem pastanesinden zaten bahsetmiştim bi önceki yazıda, oraya her türlü gidersiniz bence :)

 Biz Çin yemeği sever bi aileyiz. Hostelimizin dibinde de bi Çin restoranı bulunca fırsatı kaçırmadık. Üstelik hem açık büfe, hem de içecek dahil 9.5olunca gitmek kaçınılmaz oldu :) Mükemmel değildi ama fiyat-performans iyiydi şimdi :)

Mekan adı: Wok Oriental - Baixa'da

 Şimdiki durak Alfama'da çok çok lokal bi restoran. O kadar ki ne restoranın sahibi amca, ne de garsonu İngilizce biliyodu. Ha İngilizce menu de yoktu ayrıca :) Biz de şansımıza ne çıkarsa diyip girdik. Menu şeklindeydi burada seçtiğimiz yemek. Ekmek + çorba + ana yemek + 1/2 lt şarap + kahve = 7.5€ luk performansıyla en ucuz yediğimiz yemek oldu :D Ben tabii ki şu üstte gördüğünüz fasulyeli pilav gibi şeyin yarısından çoğunu yiyemedim, çünkü çok fazlaydı :D

 ve şarabı her gün nası içtiğimiz :p

Adı meçhul buranın :) 

Alfama'dan Baixa'ya doğru yürümeye başladık bu yemekten sonra. sonra yolumuzun üzerinde okadar güzel bi şarapçı gördük ki dayanamayıp daldık içeri. Sadece şarap satmıyor, oturup içebiliyorsunuz da. Biz de gittiğimizden beri denemek istediğimiz Portekiz'e özgü Vinho Verde(yeşil şarap) şarabını tatmak için yerimizi aldık. Sanırım kadehi 3.5€ idi. Tabi şimdi bize 1 kadehe bu parayı vermek koydu biraz, ne de olsa yarım litreyi o fiyata içiyoz :D İşte bu şirin şarapçı:







Mekanın adı: Ementa Porto Wine

O günün akşamı Fado'ya gitmeye karar verdik. Gitmeden önce çok araştırmıştım nereye gitsek diye. İnternetti bilgiler genel olarak Fado'ya gidenlere geçirdikleri yönündeydi. Biz de spontan gelişsin, çok abartı bi yer olmasına gerek yok. Nihayetinde bi yemek yiyip yanında güzelce Fado dinleyecektik. Bairro Alto'da dolaşırken gözümüze kestirdik bi yeri ve girdik. 

 Fado mekanlarıyla ilgili bilmeniz gereken şey kuvar adı altında masanıza getirilen peynir, tereyağı, sucuk gibi şeyleri cart diye hesabınıza yüksek bir fiyattan yazmaları. Eğer yemeyi düşünmüyosanız direkt geri gönderin. Onun yerine menüden daha güzel bi meze ya da ara sıcak seçebilirsiniz ;) Bir de bazı yerlerde Fado performansı için de ekstra ücret alıyolarmış 10-15€ gibi. Adamlar zaten girerken bize "Free Fado, pay what you eat" dedikleri için hesap konusunda sıkıntı yaşamayacağımızı anladık. Bize burda aşırı bi hesap gelmedi, toplamda 1 litre sangria da dahil iki kişi 35€ gibi bi şey ödedik sanırım.


Sangriaaaaaa aşkııııımmmmmmm!!!!!

Mekan adı: Restaurante Ja Disse

Eveeeeeeeet şimdi Lizbon'da bizi bizden alan, tam anlamıyla ihya olduğumuz son restorana sıra geldi. Burayı, artık İzmir'de yaşamaya başlayan Portekizli bir arkadaşımız ısrarla önerdi ve biz de iyi ki azmedip gitmişiz. Bence Lizbon'a giden herkesin buraya gidip, o güzelim etleri doyasıya yemesi lazım :) Şiddetle ama şiddetle tavsiye ediyorum.

Bu mekan bi Brezilya restoranı. Brezilya usulü restoranlarda Rodizio denen bir sunum şekli var. Açık büfe salata bar ve seçtiğin rodizio menüye göre 10 ya da 15 farklı çeşit et(dana, kuzu, domuz, tavuk) sınırsız! Evet bildiğiniz sınırsız yauuuu!!! Tabi Türkiye'de özellikle restoranlarda et çok pahalı olduğu için sınırsızı duyunca insan önce şaşırıyo, sonra gözü dünüyo :D Hayır fiyat da şaka gibi. 10 çeşitlik olan 8€, 15 çeşitlik olan 19€!!!!!!!!! Yanına aldığın içecek ve tatlı ekstra.








 Ha unutmadan menüyü alınca yanında bi de şu devasa pilav ve siyah brezilya fasulyelerinden getiriyolar!




 Sen dur diyene kadar kesiyo abimler :)












  Ve her anlamda mutlu son :D

 Mekan Adı: Chimarrao

Hadi bakalım herkesin karnı acıkmıştır, şimdi gidin benden birer ekmek arası köfte yiyim bakiim :D


12 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Yedi Tepeli Şehir Lizbon - Belem

Pazartesi, Mart 04, 2013 Pınar Tatlısu Moralı 10 Comments

İkinci durağımız Belem. Belem şehir merkezine biraz uzak. Biz metro ile Cais de Sodre durağına gidip ordan trene binmeyi en kolay yol olarak gördük kendimiz için. Ancak aşağıdaki kalabalığın uğraştığı ufak bir sorunl karşılaştık. Biletle uğraşmayalım diye günlük kart aldık. Tramvay, metro ve otobüslerde geçtiğini bildiğimiz için trende de geçer diye ümit ettik. Ama hiç de öyle değilmiş. Tren turnikelerinden geçemeyince anladık bi sorun olduğuunu. Aşağıdaki grup da bi turist grubu. Onların başına da aynı şey gelmiş. Tabi birbirimize destek vererek olayı çözmeye çalıştık. Sonunda bi kızı yakaladık da kör topal anlattırdık. Meğer tren için yeniden doldurmak gerekiyormuş falan filan. Bu da sizin kulağınıza küpe olsun :)


Belem'in sahil şeridi çok güzel. Ben kordon'a çok benzettim. Pazar olduğu ve hava da yağışlı olmadığı için insanlar kendini koşuya adamış gibiydi. Biz tabii ki turist modumuzdan ödün vermedik :)

Arkadaki köprü 25 de Abril köprüsü

Arkamda Vasco De Gama'nın anıt mezarı görünüyor.



Vasco De Gama anıt mezarının önündeki kocaman dünya haritasında tabii ki izmir'i buldum!!!


Evet bu elele poza taktım bu seyahatte :)

Belem Tower

Az sonra kalenin tepesine çıkan merdivenlerden habersiz, bu merdivenleri dert etmeyen pın! Size küçük bi uyarı benden, eğer daracık ve dik merdivenlerden korkuyosanız bence çıkmayın kalenin tepesine. Hayır bi de 6 kat mı ne çıkıyosun döne döne beynin de dönüyo :) Benden söylemesi :)


Hellö.






 aybo'cum, bir şeyin boyutunun anlaşılması için konan 1 liralar gibi burda :))

 Bu yukarıda gördüğünüz yer Maritime Museum yani denizcilik müzesi. E adamlar doğuşta denizci, ziyaret etmesek hiç olmazdı. Güzel bi müzeydi, vaktiniz olursa görün deim.



Belem'de görmeniz gereken bir diğer yer ise Jeronimo's manastırı. Oldukça büyük bir manastır. Ben özellkle ortasındaki yeşilliği çok sevdim :)


Ve ve ve kapanışı tabii ki Portekizlilerin geleneksel tatlısı olan Pasteis de Nata ile yapıyorum. Çünkü bunlar Belem'in en eski pastanesi olan Pasteis de Belem'den alındı ve löpür löpür mideye indirildi. Biz çok sevdik bu tatlıyı. Dışı çıtır milföy, içi bol krema. Sevmeyip de ne yapacaktık ki????

10 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)