#modatutkusuvakkoramada

Çarşamba, Kasım 21, 2012 Pınar Tatlısu Moralı 16 Comments

Moda blogeerlarını takip edenler modatutkusu'nun yazarları olan Ayşegül ile Yasemin'i zaten tanıyordur. Tanımayanlar ve takip etmeyenler takiplesin, kızlar süper! Zaten yalın çizgileriyle öne çıkardıkları Mybestfriens markalarını da çok beğeniyorum. Koleksiyonlarından mutlaka bi parça edineceğim!!!

Önceki postta da bahsettiğim gibi vakkorama işbirliğiyle izmir'de bi etkinlik gerçekleştirdiler. Stil konusunda bi sunum yaptılar ancak işten dönüş yolunda olduğum için o sıra ona katılamadım. Sonrasındaki stil danışmanlığı kısmı için randevumu almıştım. Çünkü benim biraz ne giymemem konusunda yönlendirilmeye ihtiyacım vardı! Az çok oturmuş bi tarzım var evet, ama bazı yerlerde yanlış yapıyormulum gibi düşünüyordum hep. Böyle bi fırsat geçince elime kaçırmadım.

Ayşegül ilgilendi benimle, Yasemin de ara ara fikirlerini söyledi. Önce vakkorama yeni sezondan benim beğendiğim şeyleri seçtik ve böylece nasıl şeylerden hoşlandığımı gördü. Benim elim tabi hep bol, fazlalıklarımı saklayacak şeylere yöneldi. Sonra Ayşegül aldı sazı eline ve benim hiç yapmadığım ve yapmayı düşünmeyeceğim kombinler yaptı. Sonuçtan çok memnun kaldım, beğendim kendimi o şekilde de.

Bol değil, dökümlü giyinmelisin, skinnylerden korkmamalısın, ceketleri ve gömlekleri daha çok kullanmalısın, bol elbiselerden kaçmalısın gibisinden tavsiyeler aldım. Hepsini de denedim. Ama elimde sadece bir kaç poz var, idare edin artık.









İşte böyle daha çok foto için modatutkusu ve vakkorama facebook sayfasına bakabilirsiniz ;)

p.s. fotolar vakkorama facebook ve instagram'dan alınmıştır ;)

16 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

DIYdım

Salı, Kasım 20, 2012 Pınar Tatlısu Moralı 18 Comments

Hellöööööö :)

Bugün bi kendin yap procesiyle karşınızdayım canlarım. Bu benim için ilk ama kim bilir son olmaz belki :)

Başrol oyuncumuz kumaş bir ceket efenim. 10 gün önce modatutkusu'nun vakkorama işbirliğiyle hazırlamış olduğu stil danışmanlığına gitmiştim. Ayşegül, ceketleri daha sık kullanmamı söyledi, onu kıramazdım elbette :) Bu olayın detaylarına bi sonraki postta değineceğim ;)

Evde geçen sene mango'dan 25 lira gibi çok komik bi fiyata aldığım trençkotumsu bi kumaş ceket vardı. Almıştım ama bi türlü neyle giyeceğimi bilmiyordum. Çünkü bi defa boyu ne dize kadar uzun ne de ceket gibi kısaydı. Bi de çok resmiydi sanki. Dedim ki hadi al şu çivi midir zımba mıdır neyse onlardan, yap bi şeyler.

Bu arada bi dip not, zımbaları kemeraltı'ndan istanbul düğme'den aldım. Yeri çok basit sitesinde map üzerinde göstermiş zaten. Gidin alın ordan hadi bakiim. Fiyat bilgisi de yazayım da bloggerlık görevimi hakkıyla yerine getireyim. Paketi 2 lira. Büyük boylarda pakette 15, küçüklerde de 20-25 tane oluyo. Bu arada ne ararsanız var orda, tek bi yerden tüm işinizi halletmek için birebir :)

Neyse devam edeyim ben. İşe ceketi kısalttırmakla başladım terziye. Sonra koydum önüme şöyle mi olsa böyle mi olsa derken aşadıdaki gibi oldu. Ben çok sevdim, haftasonu hemen giydim hatta. Bi ceket kazanmış oldum kısacası. Oleeeyyy :)




Valla bariz havası değişti ceketin!!

Alın bakalım bu da üstümdeki hali ;)



Beğendiniz mi bakiimmm???

18 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)