Dans edelim mi?

Çarşamba, Mayıs 23, 2012 Pınar Tatlısu Moralı 26 Comments

Düğün muhabbetlerine devam :) Ne sanmıştın??

Şimdi bildiğiniz gibi ilk dans denen bir şey var, tabi ki de olmazsa olmaz bi şey bu. Ama dans etmeyi bilmiyosan da hem kendine hem misafirlere tam da işkence etmelik bi aktivite. Yani yapma daha iyi :P Bizim de bu konuda şahane olmadığımız gün gibi ortada olduğu için, riske girmeyip bi dans kursuna gitmeyi ve gerekeni yapmayı çok yerinde bulduk :)

Ama arkadaş ne sektörmüş bu! Tam ilik sömürmelik. Hayır yani amaç dansçı olmak değil ki, gidip ritme uygun adım atmayı öğreneceksin o kadar. Tabi bu bizim düşüncemizdi, gerçekte öyle olmuyomuş işler :)

Neyse dans kursu araştırmalarımı internetten yaptım. İlk aradığım 2-3 dans kursunda fiyatlar hep aynıydı. En az 5 ders gelmeniz lazım, ders başı 100 lira. Höh yani, insaf. Tamam evleniyoruz, yolunacak kazız ama insaf be biraz.

Tabi pın yılar mı, yılmaz! Araştırmalara devam ettim ve tam da Karşıyaka'da(artık karşıyakalıyız ya hani :P) bi dans okulu buldum. Kampanya yapmışlar, düğün dansı 5 ders 250 lira!!!!! Yani tam yarısı diğer yerlerin. Ya arkadaş böyle bi sömürü yok yani. Tabi balıklama atladık olaya. Hemen gidip görüştük ve geçen hafta itibariyle başladık derslere. İşte okul da burası.

 Hazır koreografisi olan 3 tane dans vardı. Vals, tango ve karışık olmak üzere. Bize daha önceki dansları izlettiler. Bizim en çok vals hoşumuza gitti. Zaten oldum olası severim valsi. Pek zarif gelir bana.

Dün 2. dersimizi yaptık. Her dersin sonunda koreografide geldiğiniz yere kadar videoya çekiyorlar. Böylece evde çalışırken videodan takip etme şansınız oluyor ve tabi öncesi sonrası karşılaştırması yapabiliyorsunuz en son :)

Vals düşünenler için örnek olması açısından dünkü dersin videosunu koyuyorum. Artık bi de düğündeki dansımızı koyarım sonra :)

Hadi iyi seyirler size :)

26 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Evde eğlen, coş!

Cuma, Mayıs 18, 2012 Pınar Tatlısu Moralı 4 Comments

Şimdi efenim aybo'cuğumun doğumgününde arkadaşlar birleşip kendisine PS3 aldılar, ben de yetim kalmasın alet diye oyun aldım. Ama tabi onun sevdiği bi oyun aldım: Fifa 2012!

Gelin görün ki ben oynayamıyorum bu oyunu, sevmiyorum kardeş. Futbol oynamayı neyleyim? Ha bi de başka arkadaşları da Mafia diye bi oyun almışlar, vurdulu kırdılı böyle. 2 oyun da bana göre değil anlayacağınız. Halbuki gönül istiyo beraber oynayalım şu oyunları :)

Neyse oyun arayışlarına girişmiştik zaten. Şimdi 25 mayısta çıkacak Sorcery diye bi oyun varmış. Aha demosu da burda.


Aybo zaten böyle magicli şeyleri falan çok sever, benim de acayip hoşuma gitti, alıyoruz kısaca. 

Hişşş aph sen de seversin kesin bu oyunu, gel de oynayak :)

Şimdi size demem o ki bana oyun önerin :) Yazık olmasın güzelim alete, sadece aybo'nun ellerinde geçmesin ömrü :) Ha bu arada önermekle kalmayın, alın gelin oynayalım yauuu. Valla bak!

Bu vesileyle iyi haftasonları diledim gitti. Öpt. Kib. Bye.


p.s. çok sevgili doorstepping'cim dogoluyor herkesleri. bi gidin bakın, eksik mi kalsaydım yani?

4 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

TV Sorunsalı

Cumartesi, Mayıs 12, 2012 Pınar Tatlısu Moralı 8 Comments

Yine bi "bugün evime ne aldım?" yazısıyla daha karşınızdayım. Bugünkü konumuz artık aptal kutusunu aşan, binbir özelliğe sahip televizyonlar. Aranızda bilenler var. Ben bir tv üretici firmasının ar-ge'sinde çalışıyorum. Yani tv teknolojisindeki yeniliklerle oldukça yakından ilgiliyim. Hal böyle olunca şu özelliği de olsun, olmuşken şu da olsun, bu da olsun diye tribe giriyo insan :)

Öncelikle marka konusuna gelelim. Aklımızda hep ya Samsung ya da LG almak vardı. Şimdi hemen e madem tv yapan şirkette çalışıyosun, neden o markadan almıyosun diyebilirsiniz. Ben de size derim ki Samsung ve LG gibi tv işinde kendini oldukça iyi kanıtlamış markalar varken, neden onlardan almayım? Soru - cevap kısmı bittiyse devam ediyorum :)

Twitter'da da sormuştum, LG mi Samsung mu diye ve Samsung açık ara farkla birinci olmuştu ama biz gidip LG aldık :) Kamuoyuna elbette güvendik :) ancak biraz araştırınca özellikle 3D konusunda LG'nin daha iyi olduğu kararına vardık.

Çünkü LG pasif gözlük teknolojisini kullanıyormuş, Samsung da aktif deneni. Ve bu aktif denen teknolojide asıl olay gözlükte bitiyo. Belli bir süre sonra gözlükler hem daha ağır olduğundan hem de 3D görüntüyü oluşturmak için verdiği sinyallerden ötürü baş ağrısı yapıyormuş. Bu da istemediğimiz bir şey. LG'de böyle bir şey yok. Sinemadaki basic gözlüklerden var, onlarla takılıyosun. Hatta iş yerinden bazı arkadaşlar da 3D istiyosanız kesinlikle LG alın demişti, onların da etkisi olmadı değil :) Ha 3D ile mi doğduk, hayır ama teknolojinin gerisinde kalmamak lazım kardeş.

Bir de Samsung'un gözlükleri daha pahalı ve genelde 2 adet veriyolar tv ile beraber. LG'de genelde 7 adet gözlük hediyesi oluyor.

Biz tv'yi hızlıal.com 'dan aldık. Pazar gün aldık, aynı gün kargo vardı, ptesi kargoya verdiler, salı da elimizdeydi. Yani oldukça hızlı bi şekilde elimizde oldu. Bir de bizim aldığımız model indirime girmişti, oldukça uygun bir fiyata denk geldi.

Bizim aldığımız model şu oldu. Aradığımız her özellik var. Bugün de gelip kurdu servis, hemen bi film izleyip test ettik onayladık :) Yeni özellikleri denedikçe paylaşmaya çalışırım, ama söz veremem :)

E hadi, gittim ben. 



8 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Mobilya da neymiş!

Cuma, Mayıs 04, 2012 Pınar Tatlısu Moralı 28 Comments

Selam gençler!

Malumunuz gündem evlenmem, o yüzden bi süre daha bu konu üzerine yazılarımı göreceksiniz. Ha banane lan senin evlenmenden diyen varsa da aha da bak sağ üst köşede bi çarpı var, oraya alalım seni bebeem :))

Hani biz 15i gibi tutmuştuk ya evimizi, işte evi tuttuktan tam 1 hafta sonra da eşyalarımızı aldık. Şimdi diyosunuz ki arkadaşım bu kadar kısa sürede eşya mı alınır, az bakaydınız falan filan. Demeyin! Şimdi madem benim çok hoşuma giden şeyleri bulmuşum, gayet de içime sinmiş niye bekleyim ha niye?? 

Gerçi eşya diyince o kadar da çok bi şey beklemeyin. Evimiz küçük olduğu için ve biz de zaten kalabalığı sevmediğimiz için neye ihtiyacımız varsa onu aldık. Ha bi kaç yıl sonra kendi evimizi alırız, daha da büyük olursa ev ona göre düzenlemeye gidebiliriz tabi ama şimdilik bu kadarı yeter dedik. Basitçe aldıklarımız şunlardır:

2 tane 3lü koltuk. 2 tane de aybo'nun anneannesinden kalan ve yenilettirdiğimiz klasik berjerimiz var. Oturma alanımız için bunları kombinleyeceğiz. Ortaya da tek büyük bir sehpa yerine 4 parçadan oluşan bir şey aldık. Ekstradan zigon tarzı bi şeye ihtiyacımız kalmaz diye düşünüyoruz bu mantıkla. Yine aynı alanda kullanmamız için yemek masası, konsolu ve 8 sandalyesi. Ha bi de eğer beğenip bi tv alabilirsek onun için minimal bi tv ünitesi. Yatak odamıza zaten daha önceden karar vermiştik. Sağolsun benim kardeş hallediyor onu. Kendisi büyük bi mobilya firmasında endüstriyel tasarımcı da, ordan gayet uygun fiyata ayarladı bize :)

Çok belli olmasa da kısa bi gösterim size koltuk, sehpa ve yemek takımından:



 sandalyelerden soldaki koyu olanı seçtik

Koltukları Karabağlar'daki Stella'dan, yemek takımını Aktan Mobilya'dan, tv ünitesini de İleri Mobilya'dan aldık. İzmir'de yaşayacak olanlara kesin tavsiyemdir: Gidin Karabağlar'ın altını üstüne getirin. Kesin istediğiniz gibi bi şey bulursunuz :)

Biz mobilyaların kalitesini oldukça beğendik, ama maalesef fiyatlar çok da ucuz değil. Biz de uzun süre kullanacağımızı düşünerek paraya kıydık, napalım :)

Aldığımız mobilyacılar sipariş üzerine çalıştıkları için, öyle ha deyince gelmiyo eşyalar. Hepsinin de verdiği minimum süre 1 ay. Yani ona göre yapın planınızı, sonra vay efendim evlendim de eşyam yok demeyin :) 

Hadi madem selametle :)

p.s. Haftasonu da teşıdık eşyalarımızı yeni evimize, öldük bittik mahvolduk ama değecek sanki :)

28 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)