Koh Samui'ye gidiş yolunda macera :)

Salı, Ağustos 07, 2012 Pınar Tatlısu Moralı 8 Comments

Selam, naber? Yine ben :) Düğün bitti ama yankıları hala sürüyo gördüğünüz gibi çeşitli sosyal ortamlarda :) Bence evlenmenin en keyifli kısmı balayı kısmı. Onca yorgunluk, koşturma, stres nası oluyosa bu balayı denen şeyde yok oluveriyomuş.

Daha önceki bi yazımda balayı ile ilgili girizgahı yapmıştım. Uçak bileti ve otelle ilgili temel bilgiler orda. Uğramak isteyeni bekleriz :) 

Gelelim 5 gecelik maceramıza. Macera diyorum çünkü balayımız biraz(!) maceralı başladı. Bakalım neler olmuş (Şimdiden uyarayım yazısı bol bi post ile karşı karşıyasınız, ona göre!)

Öncelikle uçuşlarımızın zamanlarını ve nerden nereye olduklarını yazayım da anlatacaklarım daha bi anlamlı olsun sizin için:

8.30 - 9.30   ----> Denizli - İstanbul
16.30 - 21.45 ---> İstanbul - Dubai
23.00 - 8.20  ----> Dubai - Bangkok
10.00 - 11.00 ---> Bangkok - Koh Samui

Denizli'de düğün sonrası pazar sabah 5'te kalkıp, 6'da havaalanı için yola çıkmış olmamızı ve gece 3'te yatmış olmamızı da eklemek isterim. Ha bi de uyuyakalmamak için hiç uyumadığımızı da!! Hayır evlenecekler için yazıyorum bu detayları, başınıza ne geleceğini görün diye :) Neyse korkmayın, o uykusuzluğun acısını balayında iyi çıkarıyosunuz :)

Şimdiiiiiii, gördüğünüz gibi Atatürk'te oldukça bi beklememiz vardı. Şunu hatırlatmakta da fayda görüyorum ki Emirates check-in'i 3 saat önce açıyor. Bu da demek oluyor ki 3 saatten önce kesinlikle pasaport kontrolünü geçip lounge'larda ve free-shop'ta takılamıyosunuz. Bu hesaba göre biz 4 saatimizi Atatürk'teki türlü çeşit cafe'de sürekli bi şeyler yiyip içip nette gezinerek geçirdik. Check-in için kontuara gittiğmizde ise ben ultra mega bi hamle olarak görevli çocuğa "Biz balayı çiftiyiz. yok mu balayı çiftlerine özel bi business upgrade'iniz ya da başka bi güzelliğiniz" diye sordum. Çocuk da "Business upgrade'i yok ama uçakta çeşitli ikramlar oluyor bildiğim kadarıyla, notumu düşeceğim buraya" dedi. Biz de peki madem diyip işlemleri yapması için beklemeye başladık. Sonra demez mi "Üzgünüm ama balayınız biraz kötü başlayacak. Dubai uçuşunuzda 1.5 saat rötar var. Dolayısıyla diğer bütün bağlantılı uçuşlarınızı kaçıracaksınız." Biz tabi dumur, çocuk da bi o kadar rahat söylüyo bunu. Tabi yapabilecek hiç bi şey olmadığını bildiğimiz için peki napalım, kaçırdığımız uçuşları yeniden ayarlayacaksanız sorun yok dedik. "Tabi tabi biz Dubai'ye haber vereceğiz, siz de orda transfer masasına gidip ayarlanmış uçuşlarınızın biniş kartlarını alırsınız, bavulunuzu da ayarlar onlar sorun olmaz dediler." Peki madem diyip, pasaport kontrolünden geçip kendimizi free-shop'a attık.

Bu arada rötar muhabbeti olduğu için Emirates o uçuştaki herkese ücretsiz yemek kuponu verdi, arada gezerken acıkınca yemeğimizi de hüplettik :)

Free-shop'larla ilgili gözlemlerimi başka bir posta saklıyorum, genel bi değerlendirme yapacağım. Onun dışında dış hatlar gidişteki HSBC Lounge'ı kullanma şansınız varsa gerçekten güzel bir loungemış. Kayınvalideciğimin plantinum kartı olduğu için biz kullanabildik. 1 kişiyi ücretsiz sokabiliyorsunuz yanınızda. İkramları gayet güzeldi. Biz yemek yiyip gittiğimiz için tatlı, meyve ve bar kısmından faydalandık. Ama aç giderseniz de mini sandviçlerle falan karnınızı doyurabilirsiniz ücretsiz olarak.

Bu bilgiden sonra asıl bomba kısma geliyorum. Vaktimizi doldurup uçağın kalkacağı kapıya gittik ve uçuş kartlarımızı verdik geçebilmek için. Görevli "Sizin uçuş kartlarınız değişmiş, buyrun yeni uçuş kartlarınızı business'e upgrade olmuşsunuz" demesin mi?? Biz de sanki bunu bekliyomuşuz gibi "Aaaa öyle mi, teşekkür ederiz" diyip coolluğumuzu hiç bozmadan geçtik bekleme salonuna. Ama tabi bizi görmeniz lazım, o yee'ler havada uçuşuyor :)) Bunu okuyan bi Emirates çalışanı varsa sağolun canlarım, sayenizde kendi imkanlarımızla yapamayacağımız bi şeyi sundunuz bize demek istiyorum. Şöyle ki, uçuştan bi hafta önce falan gelen mailde upgrade istersek kişi başı 250 euro gibi bir şey ödememiz gerektiği yazıyordu. Sağol canım almayalım dedik ama zorla verdiler işte :P

Neyse efenim, tabi business uçunca uçağa ayrı kapıdan binmeler, içerde şarapları ve yemekleri seçmeler, türlü çeşit ikramlar falan oluyo. Hepsini geçtim koltuk yatak oluyodu ki, bence en güzel yanı buydu business'in. Gerçi uçağı kurcalayacağız derken zamen geçmiş gitmiş, o yorgunlukla sadece 1 saat uyuyabilmişiz :) Hayır şu upgrade'i diğer uçuşa yapsalardı ya hem tam gece uçuşuydu hem de daha uzundu, neyse artık :P

Okumaya devam ediyo musunuz bakiim?? Hah tamam o zaman ben de devam ediyorum :)

Dubai'de transfer masasına gidip durumu anlattık, oraki adamın demesine göre en yakın uçuş 04.00 civarı Hong Kong'aymış!!!!! Yine küçük çaplı bir şok yaşadık ve içimizden iki küfür saydıktan sonra kendimize geldik :) Valizimizle ilgili bir sorun çıkmayacağını teyit ettirip adama, kendimizi Dubai'nin free-shop'ında bulduk. Bu arada uçuşumuza 4-5 saat gibi bi zaman var ve biz önceki geceden 2 saatlik uykuyla duruyoruz. Neyse biraz dolaşıp 2-3 tane kahve içtikten sonra bekleme salonuna gittik. Orda nası bi içim geçmiş de uyumuşum var ya, offff :))

Neyse vakit geldi ve bindik uçağa. Sanırım 8 saat gibi bi şey sürdü uçuş, ama tabi biz koltuğa oturur oturmaz uyuduğumuz için nası geçtiğini anlamadık :) Bu arada economy class'a downgrade olduğumuzu söylememe gerek yok heralde. O sadece tek uçuş içinmiş, pisnikler :D

Hong Kong havaalanına inerken de ufak çaplı bi heyecan yaşadım kendimce. Karayı uçağın inmesine ramak kala gördüğüm için noluyoz len, suya mı incez yoksa falan oldum. Evet bazen safım!! :)

Uçaktan indiğimizde sevimlilik abidesi olan çekik gözlü bi ablam bizi bekliyodu elinde isimlerimizin yazılı olduğu bir pankartla. Bizi alıp transfer masasına götürdü. Bagaj kuponumuzu istedi verdik. Sonra aralarında bi şeyler konuşmaya başladılar ki o anda bi sorun olduğunu anladık :) Sonra bize dönüp bu bagaj kuponuna ait bir bagaj görünmüyo kayıtlarda dedi. Çünkü bizim verdiğmiz eski bagaj kuponumuzdu ve yenisi de yoktu bizde. Neyse baya uğraştılar, en son uçağı kaçırmaya yakın olduğumuz için eğer bagajınız kaybolduysa en yakın uçakla göndereceğiz, ama siz inince yine de kontrol edin dedi. Yine peki diyip devam ettik. Keyfimizi kaçırmaya niyetimiz yoktu. En kötü birer mayo alıp keyfimize bakardık 1 bilemedin 2 gün.

Koştur koştur uçağa yetiştik ve 2.5 saat sonra Samui havaalanına indiğimizde oraya varabildiğimize inanamıyorduk :)) Pasaport kontrolünü beklerken valizlerin gelişini görebiliyorduk ve merakla bakıyoduk bizimki orda mı acaba diye. Aybo kontrolden geçip free-shop'a daldı, ben de bizim valize benzeyen kırmızı valizin yanına gittim be bingo!! Bizimkiydi. Kaptığım gibi Aybo'nun yanına gittim, birlikte bi ohh çektik :) Meğer Dubai'deki adam valizin bagaj kuponunu yeni güzergaha göre değiştirmiş ama bize bu yeni halini vermemiş, salak!!! Bu arada saat de akşamın 7'si olmuştu. Yukarıdaki tabloya bakınca bi 8 saat gecikmeli olarak vardığımızı görebilirsiniz :)

İndiğimizde otelin aracı bizi bekliyodu, bizi aldı ve otele götürdü.

Yolculuk macerası burda sona eriyor canlarım. Valla buraya kadar okuyan gelsin bakiim şöyle yamacıma, öpcem onu!

Bi sonraki post, bol fotolu ve az yazılı olcak. Hadi yine iyisiniz :)





You Might Also Like

8 yorum:

  1. Pınar'cımm ne güzel yazmışsın,
    zevkle, merakla okudum valla dizi gibi, hiç foto koymasan sadece yazsan bile sonuna kadar zevkle okurum valla, devamını bekliyorum ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ayy mati'cim teşekkür ederim valla ^_^

      Sil
  2. aahaha valla ben bile delirdim o rötarları okurken:) neyse her işte bi hayır vardır diye boşa dememişler, mis gibi business yapmışsınız, portakal suyu felan:)) çok merak ediyorum krem santi döküp yalattırıyolar mı aahahah:))) tamam la kızma şaka yapalım dedik:P
    sonrasında azminize hayran kaldıgımı belirteyim ki yigidi öldürüp hakkını vermiş olayım:) zira ben o dügün hengamesinde 3-4 günlük dalyan turuna bile avustralyaya gidiyomuşuzcasına üşenmiştim:) sizin uykusuzu kalıp, 2 günü yolsda gecirip ona ragmen error vermemenize hayran kaldım :))
    hadi bak sonuna kadar okudum, yanagımı da uzattım öp beni :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ama bizi görmen lazım. önce bi dumur, "yine mi lan" bakışı, ardından "pehh napak, iyi" kabullenişi :)) he bi de üzüm suyu gibi bişi getirdiler business'te fransız mıymış, italyan mıymış neymi :)) krem şantiyi ben de bekledim ama heralde balayına gittiğimizi anladılar, bulaşmadılar bebeeem :D
      aylardır düğünden çok balayını beklediğimizden geldi galiba o azim, yoksa yolmuştum saçı başı :D
      gel kız öpüjem!!!!

      Sil
  3. Hadi bakalım devamını da yaz :)))

    YanıtlaSil
  4. error vermeyıp ask dolu butun rotarlara ragmen guzel bır sekılde gecırdıgınız ıcın cıft olarak tebrık ettım sıız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bi rötar daha olsaydı çığırımdan çıkmam işten bile değildi ama neyse ki zamnında bitti :))

      Sil

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)