Cuma, Ağustos 26, 2011 Pınar Tatlısu Moralı 4 Comments

Bir tatile daha yaklaşırken, içimdeki öğrenciyi hala yaşattığımı farkettim. 9 günlük tatilim pazartesiden itibaren belli olduğundan beri, şu hafta bitse de gitsek modundayım. Bu tip zamanlarda dersine konsantre olamayan öğrenci gibiyim resmen.  

İşler yoğun olmayınca daha da hissettiriyo bu durum kendini. O yüzden yoğunluk bazen iyidir. Özellikle beklediğin bir tatil(bkz. ramazan bayramı), bir kişi(bkz. askerdeki sevdicek) ya da bir olay(bkz. kuzen düğünü) varsa iş yerinde yoğun olmak bence güzel. Aksi takdirde, o günler geçmek bilmiyor!

Dediğim gibi proje yoğun olmadığı için 9 güne birleştirebildim tatilimi. Benim kadar şanslı olmayanlar tabi ki de var :) Artık onlar da diğer bayramlarda gider canım, napalım :)

Ve istikamet yine Bodrum - Yalıkavak. Aslında Avanos'a gidecektim, ama bizimkiler gelmeye karar verince dünürler dünürler olarak geçirelim dedik bu bayramı :) İşin en güzel kısmı
ise kardeşimin ve kaynımın(nası alışcam ben bu laflara bilmiyom, garip oğlum işte bildiğin!) da geliyo olması. Ne de olsa aramızda yalnızca bir kaç yaş var ikisiyle de. Güzel eğlencez güzel :)

İşte tek eksiğimiz Aybars'cım. Ama o da 6 eylül'de izin kullanıp geliyor. Malum kuzeninin düğünü var 10'unda. 12'sinde geri dönecek Hopa'ya veeeeeee 23 eylül'de artık temelli bitirip gelecek İzmir'e sağ salim.

Bu arada şafak artık 3. memleketim olan Denizli, yani 20! :)

Bu vesilelerle hepinize iyi baylarlar diler, gözlerinizden öperim canım bloggerlarım :)


4 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

ne var fenerbahçeliyim işte, nolmuş yani!!!

Perşembe, Ağustos 25, 2011 Pınar Tatlısu Moralı 0 Comments

0 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Bir kredi kartı hikayesi..

Çarşamba, Ağustos 24, 2011 Pınar Tatlısu Moralı 4 Comments

Son zamanlarda çok tembel bi blogger oldum, biliyorum! Ama sonuçta burası benim değil mi kardeşim, bezen de canı yazmak istemiyo insanın! Bak yine sinirlendim :D

Geçenlerde garanti bankasıyla aramda geçen diyaloğu aktarmak istiyorum şimdi. İyi okuyun, kesin başınıza gelecek çünkü :)

Ben yıllardır kredi kartı kullanırım. Haliyle yıllık kart ücreti muhabbetiyle her sene karşılaşıyorum maalesef. Bu yılki biraz daha farklı gelişti. Bakalım neler olmuş:

Haftasonu şehir dışındayken, telefonuma o ayki ekstremin ne kadar olduğunu söyleyen mesaj geldi. Baktım, sanki beklediğimden biraz yüksekti. dedim heralde aldığım bi şeyleri hesaba katmayı unuttum. Internet erişimim olmadığı için de girip netten bakmadım. Pazartesi mail olarak gelen ekstremi(ne kadar da öçevreciyim, görüyosunuz) incelerken yıllık kart ücreti olarak 45 lira gibi bi şeyin olduğunu gördüm.

Tabi görmemle telefona sarılıp garanti'yi aramam bir oldu. Bir süre sonra bağlandığım müşteri temsilcisiyle aramda geçen konuşma:

Pın: Ekstreme yıllık kart ücreti olarak 45 lira yansıtılmış. Ben bunu ödemek istemiyorum. Mümkünse iadesini yapar mısınız?
Müşteri T: Maalesef pınar hanım, böyle bir iade yapamıyoruz.
P: O zaman geçen sene yaptığınız gibi bu sene de aynı miktarı bonus olarak yatırın.
M.T: Maalesef artık böyle bir şey de yapamıyoruz. Bu sene kaldırıldı bu uyguama.
P: Ama ödemek istemiyorum ben bu miktarı. Yok mu bi çaresi? (Çat diye de kapattırmak istiyorum diyemedim bu sefer. Çünkü önümüzdeki aylarda kart lazım olacak. Diğer kartımın limiti düğün hazırlıkları için yeterli gelmeyecek)
M.T: O zaman size flexi kart verelim. Yıllık ücreti 4 lira.
P: E madem öyle niye bonus kartı kaldırıp herkese flexi vermiyosunuz?
M.T: Flexi kart kullanıcımız da gayet fazla zaten.
P: Peki nedir bu kartın dezavantajı? Böyle bi avantajı olduğuna göre karşılığında bi dezantajı da vardır heralde!
M.T: Dezavantaj demeyelim de ona, eğer 3 ay boyunca kartı hiç kullanmazsanız ekstrenize 9 liralık bir tutar yansıyor. Tek dikkat edilmesi gereken şey bu.
P: (emeeeeen bu kadar mıymış canım, tamam o zaman diye iç ses konuşur). Hmm, anladım. E tamam o zaman, var olan kartımı iptal edip flexi alayım. Ama bu arada eski kartın yıllık bedelini ödemeyeceğim heralde?
M.T: Tabi tabi, yıllık ücret kesildikten sonra bir harcama yapmadığınız için onu geri yatırabiliyoruz. (al işte, tam banka mantığı. yani kazara bi şey almış olsan, gitti o hakkın da!!)
P: İyi tamam yapalım başvuruyu.
M.T: Peki yapıyorum. Diğer kartın iptali için de başka bir arkadaş aktarıyorum. O ilgilenecek sizinle.
P: Tamam.

Eveeeeeetttt burdan sonra işler daha da ilginçleşiyor. Yeni müşteri temsilcisiyle olan konuşma:

M.T: Merhaba pınar hanım, kartınızla ilgili bir sorun mu vardı? (demek ki sorunlarla ilgilenen başka bi departmana aktarılmışım ki direkt sorun mu vardı diyo)
P: Evet. Yıllık kart ücreti falan filan, ödemek istemiyorum falan filan, iptal ettircem falan filan.....
M.T: Böyle bir şey için kartınızı iptal ettirmenize gerek yok. Hemen iadesini yapıyorum bahsedilen tutarın.
P: (Hönk?? Bu mudur yani olum, offff boşuna mı başka karta başvurdum ben şimdi :@) Ya siz ne ilginç insanlarsınız. Biriniz yok iade edemiyoruz, öyle bi yetkimiz yok diyo. Diğeriniz çat diye iadeyi yapıyo. Cidden anlamıyorum ben sizi!!!
M.T: O arkadaşın öyle bi yetkisi yok evet. Ayrıca siz memnun olduğumuz bi müşterimizsiniz. Her müşteriye de aynı iade işlemini yapmıyoruz.(bırak olum yağcılığı, iptal ettircez diyince tutuştun de mi??)
P: E iyi madem. O zaman şu başvurduğum flexi'yi iptal edelim. İhtiyacım yok ona bu durumda.
M.T: Şu anda henüz başvurunuz onaylanmadığı için iptal edemiyoruz bu kartı. Bir kaç gün sonra ararsanız iptal ederiz.
P: (Ahhh çileli başım ahhhhh, ömrüm telefon başında çürüyor...) Ona da tamam.

Macera bitti sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Ertesi gün mailime flexi'nin basılmış ve bana ulaşmak üzere yola çıkmış olduğu bilgisi geldi. Bu ne hız be. Hazır mı bekliyodunuz basmak için! Neyse tabi hemen aradım garanti'yi:

M.T: Buyrun, falan filan falan filan.
P: Flexi kartımı kapattırmak istiyorum.
M.T: Kapatma isteğinizi alıyorum. Arkadaşlar bir kaç gün içinde size dönecekler konuyla ilgili.
P: İyi tamam.

Bir kaç gün sonra ararlar:
M.T: Flexi kartınızı kapattırmak istiyomuşsunuz. Neden acaba?
P: (yukarıda geçenleri anlatırım ve) bu yüzden kapattırmak istiyorum.
M.T: İkinci bi kart falan filan, bulunsun falan filan, bla bla bla....
P: Yok istemiyorum, kapatalım.
M.T: Tamam o zaman, kapatalım.
P: Ama bi isteğim daha olacaktı. Diğer klartımın da limitini artırmak istiyorum. İlgilenir misiniz?
M.T: Şey ama o kartınızla ilgili işlem yapamıyorum.
P: Allah allah neden ki?
M.T: Ben flexi kartınızla ilgili aradım sizi, o yüzden sadece onunla ilgili işlem yapabilirim.
P: (fesupanallahhhh, sabrımı deniyolar heralde!!) Tamam o zaman, siz şimdi kapatın bunu. Sonra beni diğer kartımla ilgili arayın. Onun işlemlerini yapalım :) (artık burda resmen olayı eğlenceye vurmaya başladım. çünkü adamlar yüzsüz ya bildiğin, ben neden olmuyorum dedim :D)
M.T: İsterseniz bunun limitini artıralım. Zaten diğer kartınızla ortak hesapları. Otomatik olarak onun da limiti artar.
P: Ama bu durumda flexi'yi kapattıramıcam şimdi. Yani limit artırılana kadar. (bu arada limiti öle çat diye artırmıyolarmış. bi dolu form dolturttu. iletecekmiş yukarlara. onlar da uygun görürlerse artıracaklarmış.)
M.T: Evet, limit artışınız belli olana kadar kapatamayız kartı bu durumda.
P: (çıldıııııııııııııııııııırrrrrrrr) Tamam ya tamam. Öyle olsun. Limit olunca arar kapattırırım flexi'yi. İyi günler!
M.T: İyi günler.

Sonuç: Limitim artmış evet. Ama ben daha arayıp kapattırmadım kartı. Dahası kart da geçmedi elime. Ki bu muhabbetler geçeli 10 gün falan olmuştur. Kısaca adamlara, kartı kapattırmak istiyorum diyince yapmayacakları şey yok kardeşim! Çekinmeyin elinizden gelen her türlü tehdidi kullanın!! :D

p.s. Arayım bari çimdi adamları da kapattırayım şu kartı. Zaten cüzdanımda yer de yok o kar için :)

4 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Ve kazanaaaaannnn...

Pazar, Ağustos 21, 2011 Pınar Tatlısu Moralı 6 Comments


Aha da ispatı :)

 işte katılımcılarım :)

 sid şanslı kişiyi seçmek için hazır!

 işte elinde duruyor.

 aaaaa pinkiiii :)

tebrikler şekeeerrrr :)

Bu çekilişte bana yardımcı olan canım Sid'ime teşekkürü bir borç bilirim :) 
Pinki'cim hediyelerini nasıl teslim almak istersin, kargoyla mı göndereyim yoksa izmir'e dönünce bi kahve eşliğinde bizzat mı yapayım teslimatı?? :)

6 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Miniminnoş bi hediye paketim var sizin için :)

Çarşamba, Ağustos 10, 2011 Pınar Tatlısu Moralı 9 Comments

Eveeeeet 150. takipçinin şerefine düzenlediğim hediye dağıtmacamla karşınızdayım. Uyarıyorum şimdiden, fazla beklenti içine girmeyiniz. Zira hevesiniz kursağınızda kalabilir :)
Sözü fazla uzatmadan neler varmış bi bakalım.


 şöyle bi genel bakıştan sonra detaylara girelim.

 ne olduğu zaten yazılarından belli. sephora'dan yaptığım son alış-verişte deneme boyu verdiler 2 tane. birini ben denedim, diğeri de size kısmetmiş :) tam bi seyahat boyu.

 eve gelince baktım ki çok yakın bi renk varmış zaten bende :)

 aaaa ne güseeeeellll diye almıştım bunu, ama eve gelince hevesim kaçtı. size kaldı ;)

 e 2 oje olunca, kurutucusuz olmaz.

 bunları ben yaptım. kolye ve küpeleri.

 bunları da ben yaptım, tahta boncuklu bilekliklere bayılıyorum! siz de bayılın! :)

 plastikten bilezikler, tam yazlık ;)

 ister fular, ister saç bandı olarak kullan. çok(!) amaçlı :)

sevimlice bi kitap ayracı.

Şimdiiiiiii size bunları hayrına vereceğimi sanıyosanız yanılıyosunuz :) Ama çok da bi şey istemiyorum be. 
1. Beni takipleyin.
2. Bu yazıya yorum olarak "Blogunu takip etmeyi seviyorum, çünkü..." ile başlayan bir yorum bırakın ve tabi bi de mail adresinizi.
3. Beni takip etmeyi seviyosanız, sevdirebilirsiniz de bence :) O yüzden bu yazımı bilimum sosyal paylaşım sitelerinde paylaşmaktan çekinmeyin :)

20 Ağustos Cumartesi gününe kadar sürecek katılım. Bi aksilik çıkmazsa da ertesi gün açıklarım şanslı arkadaşı. Hadi bakalım bol şansss ;)

9 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

Hadi biraz da çocukları sevindirelim..

Perşembe, Ağustos 04, 2011 Pınar Tatlısu Moralı 2 Comments

Her zaman bir çocuğun mutlu olduğunu görmek ya da hayal etmek bile beni çok sevindirir. Özellikle bayramlarda ne kadar da mutlu olurlar. Verdiğiniz küçücük bir harçlığa ya da şekere ne kadar da sevinirler.

Küçükkenki bayramlık almaya gidişlerimizdeki heyecanımı hatırlıyorum da, ne büyük bi olaydı bizim için. Çok şükür ki her bayramda yeni bir şeyle alabilirdi ailem bana ve kardeşime. Zorlardı bu onları belki ama bizi mutlu etmek her şeyden önemliydi onlar için. Tabi insan bunu büyüyünce anlıyor. Kendilerine ayda yılda bir bir şeyler aldıklarını, ama seni hiç ihmal etmediklerini çok sonra anlıyorsun.

Ve o zamanlar senin kadar şanslı olmayan çocukların vae olduğunu düşünmüyorsun. Çünkü çocuksun, o anın heyecanından başka bir şey düşünemezsin ki..

Aslında şimdiye kadar da neden düşünmediğini ya da düşünsen bile yeterince üzerinde durmadığını farketmek de kötü. Ama geç değil.

Bugün noraashira'cımdan bi mail aldım ve çok sevdim düşünceyi. Bülteni sizinle de paylaşmak istiyorum.

Lütfen bunun bizim gibi çalışan insanlar için ne kadar kolay yerine getirilebilecek bir şey olduğunu düşünelim. Ve çocukları bu kadar küçük şeylerle ne kadar mutlu edebileceğimizi de...

"300 ÇOCUĞUMUZA HEDİYE EDECEGİMİZ BAYRAMLIKLARLA BAYRAM SEVİNCİ YAŞATALIM...

Behçet Uz ve Ege Üniversitesi Çocuk Hastanelerinde tedavi gören çocuklarımızı sizlerin de destegiyle bayramliklarla sevindirmek istiyoruz...
Hepimiz biliyoruz ki bayramlık kıyafetlerin çocukların hayatında çok önemli bir yeri vardır, çocukluğumuzda bayramlıklarımızı başucumuza koyup uyuduğumuz zamanları hatırlayalım.
Hastanede kalan bir çocuk için bayramın ne kadar zor geçtiğini düşünelim, bu nedenle bu bayramda gelin onları biraz da biz mutlu edelim ve onlara aldığımız güzel giysilerle bayramda yalnız olmadıklarını hissettirelim...

0-18 yaş arası kız ve erkek giysileri alabilirsiniz. (Kız çocuklarına elbiseler, erkek çocuklarına şort-tişört şeklinde takımlar olabilir.) İsterseniz dilediginiz sayıda alıp asagidaki adrese göndererek bize ulastırabilirsiniz. (Yurtiçi Kargo Liman Şb. Alsancak-İzmir adresine Özlem ŞENGİR adına)
Kaç adet bayramlık alacagınızı burdan sürekli paylaşırsanız, biz de alınacak bayramlık sayısını güncelleriz, ihtiyacımız olan sayıyı, yaş ve cinsiyet grubuna göre burdan paylaşırız ki bayramlık alamayacak olan bir çocuk bile kalmasın...Hepimizin dilegi tüm hastaneye yetecek kadar bayramlığı toplayabilmek...

Ayrıca Behçet Uz Onkolojinin Servisinin aşağıdaki ihtiyaçlarına da cevap verip, yine çocuklarımızın sıkıntılarını giderebilir; zorlu hastane süreci birazcık da olsa kolaylaştırabilirsiniz:

- 30 yatak- yataklar çok kötü durumda,telleri çıkmış halde,altlarına battaniye sererek yatmak zorunda kalıyorlar.
- 12 televizyon- televizyonların hiçbiri çalışmıyor, ikinci el bile olabilir, uzun süre hastanede yataktan kalkamadıkları odalarından çıkamadıkları için tek eğlenceleri televizyon.
- Yoğun bakım odası için bir ofis tipi buzdolabı
- 12 vantilatör-ısıtıcı
- 1 çamaşır makinesi
- 30 çarşaf

Elektronik aletler ikinci el de olabilir,yeter ki bir süre de olsa çalışsın.



Hepinizin desteklerini bekliyoruz....

mutluolalim@gmail.com
www.mutluolalim.com
"

2 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)

150!!

Çarşamba, Ağustos 03, 2011 Pınar Tatlısu Moralı 2 Comments

An itibariyle 150. izleyicime ulaşmış bulunuyorum. Yakında bunun şerefine bi hediye mediye bi şeyler olacak bu civarda. Takipte kalın anacım :)

2 yorum var:

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)