Mini Balkanlar Gezisi - Saraybosna (1. Gün - 13.11.2010 Cumartesi)

Pazar, Kasım 28, 2010 Pınar Tatlısu Moralı 4 Comments

Gezimiz genel olarak çok güzel geçti. 12 kişi olmamıza rağmen neredeyse hiç arıza çıkaran olmadı valla. Aferin len bize, büyümüşüz, adam olmuşuz!!!

Gün gün anlatacağım tüm geziyi, kaç gün sürer hepsini tamamlamam bilemiyorum ama bilgilerim tazeyken yazmak istiyorum bi an önce. Bir de bu yazı dizisi biraz bilgilendirici olsun istiyorum. Mekanlar ve fiyatlar konusunda. O yüzden hatırlayabildiğim her şeyi yazacağım, ona göre hazırlayın kendinizi :) Hadi başlayalım o vakit.

Cuma iş çıkışı bindiğimiz gibi otobüse kendimizi İstanbul'a Atatürk Havalimanı'na attık. Gece 4 gibi ordaydık. Uçak sabah 8'deydi. Biraz sefillik içinde uçak saatinin gelmesini bekledik :)

elinde elmayla uyuma taklidi yapan insan modeli, ama çok gerçekçi olmuş!!

 evren ve şüko :)

Biraz rötardan sonra havalanabildik. THY - Bosna Havayolları ortak uçuşuydu. Gidecekler için mini bir not olsun bu.

Para birimi KM(Konvertible Mark). 1 KM = 1 TL = 0.5 €

Saraybosna Havaalanı'na inince önce Saraybosna - Dubrovnik geçişi için araba kiralama olayını sorduk. 1 van, 1 araba için en az fiyat veren yer 500€ dedi. Sabah Saraybosna'dan alış, aynı gün Dubrovnik'e bırakış. Bunun detayları sonra gelecek ;)

Artık havaalanından ayrılıp hostelimize gitme vakti geldi. Şehir merkezindeydi hostelimiz. Taksi başına 30KM ye anlaştık. Bu arada 2 çeşit taksi varmış burda. Biri serbest çalışanlar, diğerleriyse taksimetreyle. Taksimetreli olanları tepelerindeki sarı yazıdan anlayabiliyosunuz ve cidden ucuz oluyo.

Hostelimiz MD Apartments diye bi yerdi. Bi önceki gün yaptığım telefon görüşmesindeki yanlış anlaşılma sonucu işler biraz karıştı ama toparladık sonradan. Genel olarak gayet güzeldi hostel. Konfor açısından sorun yaşamadık. Ama yokuşun neredeyse tepesindeydi. Biraz(!) zorlanmadık değil hostele dönüşlerde.

hostelin lobisinden sokağın görünüşü. böyle teeee aşağıya doğru iniyosunuz, Başçarşı'ya varıyosunuz.

Tabi aç insanlar olarak toparlanıp, hemen bi şeyler yemek için Başçarşı'nın yolunu tuttuk. Başçarşı, Saraybosna'nın eski şehir kısmında kalan merkezi diyebiliriz. İçerisinde bi sürü hediyelik eşyacı, cami, yemek yerleri, kafeler var. Bildiğin merkez işte :) Ha bir de kapalı çarşısı var. Aynı bizimkine benziyo. Zaten Osmanlı mimarisi hakim bu kısma oldukça. Hiç yabancılık çekmedik yani :)

Gelelim yemeğimize. Önceden de bahsetmiştim Cevabi ya da Cevapçici denilen köftesinden. İlk iş olarak onu denemeye karar verdik. Çoğu yerde adını duyduğumuz Zeljo'ya gittik. Zar zor yer bulup oturduk ve köftelerimizin gelmesini bekledik. Aha da şöyle bi şey kendisi.

 offf çok lezzetliydi, olsa da yesek şimdi!! yanında soğanla servis ediyolar. köftesinde hiç baharat yok. bir de ayran isteyebilirsiniz yanına, az sulu yoğurt olarak geliyo ama :) ha bi de kajmak dedikleri şey var o da bildiğin kaymak işte. çok güzel gidiyo köfteyle. böyle köfte tabağı + ayran 7 lira. gayet doyurucu ve uygun fiyatlı geldi bize.
bura da mekan, gayet doluydu.
  
Bundan sonrası fotoroman olsun biraz, şehri gezmece ne de olsa ;)

 Bascarsija - Sebilj 

 aybocum, janım!

 şükooo!!!

 Boşnak kahvesi!! ama gördüğünüz gibi bildiğiniz türk kahvesi :) fincanlarının kulpu yok o kadar.

 hurmasica - şekerpareye çok benziyodu.

 tuhafija - bu da ayva tatlısı benzeri ama elmayla yapmışlar. içi de cevizli bi içle doluydu. ben baya beğendim, hafif bi tatlı.

 pembe olan drenjak, diğeri de smreka. bunlar bi çeşit şerbet, Bosna'ya özgüymüş. tatları güzeldi, deneyin.

 yukarıdaki cafe'nün menüsü. gördüğünüz gibi fiyatlar oldukça uygun.

 city map

Gazi Ali Husrev Camii

 Gazi Husrev Bezistan. yani bizim kapalıçarşı, ama daha küçüğü

 kapalıçarşının içi

 :)

Latin Bridge ve Miljacka Nehri

 çiçekler :)

 böcükler :)
 :))

 Bursa??

 bildiğin Türkçe işte
 bira fabrikası

 Saint Anthony Fransız Kilisesi
 tam kadro sayılır(- fırat)

 turist mode: ON

 ;)

 kalabalık grup olunca böyle görüntüler çok oldu :)
 happy feet :)

 müze kapalıymış, napalım yani!!

 neredeyse tam kadro (-fıratmış yine :D)

 işte tam kadro valla :D

Boşnak birası, pivo diyolar. bira sevmeyen bi insan olarak dark olanını sevdim ;)

 ilk günün akşam yemeğini Inat Kuca'da yedik. buranın bi hikayesi var. ismi bizim bildiğimiz inat kelimesi gerçekten de. şöyle ki: vakt-i zamanında belediye binasının yapılması planlanan arazisinde bu ev bulunuyomuş. evin sahibine demişler senin evi yıkmamız lazım, şu kadar da para veriyoruz. ama adam inatlık etmiş ve tek bi şartla kabuş etmiş istenileni. ev yıkılmayacak , tuğlalar tek tek taşınarak tekrar yapılacak. nitekim dediğini yaptırmış adam. bu hikayeyi okuyunca gitmee karar verdik bu mekana. geleneksel Boşnak yemekleri yapıyolar. fiyatlar da çok uçuk değildi. Mesela:

 Sahan - bamya, sarma, dolma, kavurma karışımı bi yemekti. ben sevdim, lezzetliydi gayet. bizim yemeklere benziyo.
 
 yemeğimden yemeseneeee!!!

 :))

 şarabı severim!!!!

bu da Bosnian Pot, sebze ve etten oluşan güveç tarzı bi yemek. hoş ceca'nın yemeğine eti koymayı unutmuşlar ama neyse :)


İlk günün sonuna geldik. İnanır mısınız 5 günde anca yazdım bu postu. Daha 5 gün var yazılacak, bu da eder 25 gün :)) Şaka şaka o kadar uzatmıcam bak, valla söz :)

Bi sonraki yazı biraz daha hüzünlü olacak. Şehrin savaş zamanlarıyla ilgili...

You Might Also Like

4 yorum:

  1. Evet bekledigimiz gezi yazisi :)
    O kofte ne kadar guzel gorunuyor mmmm :)
    Guzel zaman gecirmise benziyorsun Pinoshcum,devamini bekliyorum :)

    YanıtlaSil
  2. 25 gün sonra uğrayayım ben o zaman, hepsini okur giderim :p
    Arkadaş grubu güzel olunca, kötü geçecek tatil yok!

    YanıtlaSil
  3. FerahFeza'cım, sorma ya fotolarda köfteyi her gördüğümde ağzım sulanıyo :) devamı gelecek ;)

    Nazo, hehe 25 gün de uzunmuş ya düşününce. bi an önce yazıp bitireyim seriyi bari :)

    YanıtlaSil
  4. Sırf köfte için gidilir, o kadar.

    YanıtlaSil

Sen de bir şeyler söyle ama, yalnız bırakma beni :)