6. Ay - Yarı Yaşında Aklı Başında :)


Resmen yarı yaşındasın. İnanamıyorum!

Bu ayki gelişimin gerçekten sıçrama şeklinde oldu kızım. Hangi birini yazsam bilemiyorum. Önce destekli oturmaya başlayıp ardından bi kaç dakika desteksiz oturmaya geçtin. Yuvarlanma konusunda artık uzmanlaştın, kesinlikle yüksek bi yerde bırakamıyorum seni. Sürekli yere serdiğimiz bi yorganın üstündesin :) Beni ve babanı iyice tanımaya başladın. Yabancı birinin kucağına gidince gözümün içine bakıp ağlayabiliyorsun al beni dercesine. Sonra ek gıda durumu var. Doktorumuz tadımlarla başlayalım dedi. Her gıdadan üç gün boyunca bi kaç kaşık tattın, alerjin olup olmadığını anladık hem. Yediğin hiç bi şeyi kusmadın. Bazılarını iştahla yedin bazılarına yüzünü buruşturdun ama yedin yine de. Zaten anan iştahlı baban iştahlı, senin çok iştahsız bi bebek olmanı beklemiyorum. Bu ay boyunca tadına baktığın şeyler şunlar oldu:

Su - baya baya seviyosun
Yoğurt - sevdin
Havuç suyu - sevdin
Kabak püresi - sevdin
Yumurta sarısı - sevdin
Lor - sevdin ama kıvamı değişik geldi :)
Nektarin(çünkü evde şeftali yoktu :D) - ekşi geldi sanırım biraz surat ekşittin
Armut - yine biraz ekşi geldi
Elma - sevdin
Salatalık - sevdin

Henüz bi mama sandalyen yok, kıçımızı kaldırıp gidemedik bi ikea'ya. Hoş evde durmuyoruz ki hiç bu ara gidecek zaman bulalım. Bu arada anneannen bardakla su içerken, eline saldırıp sen de içmek isteyince barakla su içirmeyi denedik ve şaka gibisin ki içiyorsun :) Yani yarısı üstüne dökülüyor ama olsun, büyük bi adım bu senin için. 

Bu ayın iki haftasını İzmir'de iki haftasını da Avanos'ta geçirdin. Yine seferiydik yani kızım. Önümüzdeki ay da pek evde durmayacağız, iyice gezgin oldun :)

Bu ay ilk kez hasta oldun. Sanırım Avanos'a giderken uçakta klima çarptı. Önce çok sıcaktı uçak çok terledik, sonra serinlettiler. Sanırım bu yüzden hasta oldun. Neyse ki öyle yüksek ateşli fln bi hastalık değildi. Bol burun akmalı, tıkanmalı ve öksürüklü bi hastalıktı. 1 haftada atlattın. Ama sonra bana bulaştırdın, sonra da anneannene :D Küçücük bacağınla bize neler yaptın görüyo musun :D

Artık banyonu oturarak yapıyorsun. Böyle olunca hem sen daha çok eğleniyorsun, ellerini suya falan vuruyorsun hem ben daha rahat yıkıyorum seni. Yani banyo zamanlarımız artık daha keyifli geçiyor, suyu iyice sevmeye başladın balık kızım benim.

Avanos'ta güzel bi rutin oturtmuştuk yatma vaktinle ilgili ama İzmir'e gelince yine değişti. Ne güzel 21-21.30 gibi uyuyordun ordayken. Ama sen de haklısın, kıçımızın üstünde oturup rutinle yaşamayı öğrenmene engel oluyoruz. Neyse ki çok uyumlu bi bebeksin de arıza çıkarmıyosun.

Algıların inanılmaz derecede açıldı. Her yeni girdiğin ortamı delicesine inceliyorsun. Her şeye elini atıyorsun. Sofrada otururken kucaktaysan masaya saldırıyorsun. Bi de biz bi şeyler yerken bize bakıp yalanmaya başlıyorsun. Geçen gün dondurma yerken öyle bi yalandın ki dayanamayıp dondurma tattıracaklardı sana zor engel oldum!

Bu ayın en büyük gelişmesi ise memede uyumak yerine pışpışlayarak uyuyabiliyo olduğunu keşfetmek oldu. Avanos'tayken bi gün sabah erken kalktın ve benim çok uykum vardı. Anneannen aldı seni oyalayayım diye, ben de biraz uyuyacaktım bu sırada. Baya bi oynamışsınız sonra senin uykun gelmiş. Anneannen de yanına yatmış yere ve pışpışlamaya başlamış. Sen de biraz mızırdanıp uyumuşsun. Bunu duyunca şoka girdim tabi ben :D Sonra o bi kaç kez daha uyuttu seni böyle. Ardından ben de denedim ve gerçekten uyudun! Sonra bi kez de Nevruz yengen uyuttu o şekilde seni. Hala ara ara o şekilde uyutmaya devam ediyorum seni. Bakalım böyle böyle devam edip kendi kendine uyumayı öğrenecek misin.

Bu ay yeni yeni şeyler söylemeye başladın. Babababab, memememem, mamamamam gibi :) Ama dişlerin hala çıkmadı o ayrı :D

Ve son olarak ücretili iznim dün bitti ve seni bu kadar küçük bakıcıya emanet etmek istemediğim için şimdilik bi 3 ay ücretsiz izin aldım. Ama bu süre uzayacak gibime geliyor çünkü seninle vakit geçirmek, her gün büyüdüğünü görmek her şeye değer canımın içisi.

26.07.16 - İlk kez süt dışındaa bi şey tattın: yoğurt.

30.07.16 - İlk kez babababa dedin.

03.08.16 - İlk kez oturarak banyo yaptın.

05.08.16 - İlk kez desteksiz oturabildin.

10.08.16 - İlk kez pışpışlayarak uyudun.

22.08.16 - İlk kez kolundan kan aldılar, kan değerlerine bakmak için. O kadar içli ağladın ki kıyamam sana annecim :(

5.Ay



Canım kızım, zeytin kızım, kıvırcık marulum. Saçların bildiğin kıvır kıvır artık. Hele banyodan sonra taramazsam o kadar kıvırcık oluyor ki ben bile şaşıyorum :) Ama çok tatlı oldun böyle, umarım bonus kıvamına gelmez iyice büyüdükçe. Çünkü o kadar kıvırcık saça bakmak çok zor, seni düşünüyorum yani :) Bu ayın 3 haftasını Yalıkavak'ta yazlıkta geçirdik. Ramazan bayramı için gelmiştik, İzmir çok sıcak olunca ve yazlıkta da rahat ettiğimiz için dönmedik sonrasında. Baban hafta sonları geldi gitti. Ortam değişikliğinden dolayı gündüz uykuların biraz şaştı yazlıkta. Nerde ne zaman uyumak istersen öyle uyudun. Ben de durumu böyle kabullenip ikimiz için de işkenceye çevirmedim. Yalnız gece uykularına daha erken dalmaya başladın, işte bu süper bi gelişme oldu. Umuyorum ki bu durumu İzmir'e dönünce de devam ettirebiliriz. Gerçi İzmir'de sadece 1 hafta kalıp 2 haftalığına Avanos'a gideceğiz seninle. Bu aralar göçebeyiz, kahrolsun İzmir sıcağı!!! 

4. ay kontrolünde doktorumuz havalar çok sıcak olduğu için biraz biraz su içirebilirsin demişti. O yüzden bu ay su ile tanıştın. Başlangıçta yutamadın, bu ne ya der gibi baktın ama içtikçe yutkunma olayına alıştın. Hala emdiğin için ben çok fazla vermiyorum sana su, her gün tadımlık içiyorsun biraz bazı günler vermeyi unutuyorum :D

Yine aynı kontrolde doktorumuz alt dişlerinin kabardığını 1-1.5 ay içinde büyük ihtimalle çıkaracağını söylemişti. Zaten o kadar çok kaşıyorsun ki, çıkmayacağı varsa da çıkaracaksın bu azimle :D Kaşımak için her şeyi ağzına götürüyorsun, salyalarının da maşallahı var zaten. En sevdiğin diş kaşıyıcıysa babanın bileği, benim de parmaklarım :D Her gün bakıyorum patlamış mı diş diye. ama henüz bi şey yok ortada. 

Yazlıkta olduğumuz için bol bol denize sokuyorum seni. Hatta bayram sırasında suyun o kadar soğuk olduğunu farketmeyip yine de sokmuşum. Sonraki hafta su ısınınca anladım soğuk olduğunu :) O kadar soğuk suya sokup seni titrettiğim için özür dilerim kızım. Ama ilk girişte yarım dakika ağladıktan sonra hemen alışıyorsun soğuk suya. Sonrasında da ayaklarını öyle güzel çırpıyorsun ki, bıraksak alıp başını gideceksin nerdeyse :) Neyse ki o soğuk suya sokmalarımda hasta falan etmedim seni.

Deniz kenarını ve açık havayı çok sevdiğini farkettik. Ağaçların dalları sallandıkça sen de coşup onlarla konuşmaya başlıyorsun. Denize girip çıkanları izliyorsun. Sanırım isminin hakkını verecek, tam bi deniz çocuğu olacaksın Çakıl'ım.

Bu ay iyiden iyiye çenen düştü. O kadar çok konuşuyorsun ki bazen ben yoruluyorum sana laf yetiştireceğim diye :D Gerçekten konuşmaya başladığında yandığımızın resmidir bu bence :D

Yattığın yerden sürekli doğrulmak istiyorsun. Yapamayınca sinirlenip çığlığı basıyorsun :) Artık iyice oturmaya başladın, tabii desteksiz oturamiyorsun o ayrı. Bazen abartıp ayaklarına kadar kapanıyorsun. Biz de gittiğimiz bi restoranda mama sandalyesine oturttuk seni bakalım ne yapacaksın diye, tabii hemen eğilip tepsisini yalamaya çalıştın :)

Ayaklarını birbirine o kadar çok sürtüyorsun ki iyice kızartıyorsun hem parmaklarını hem ayak kenarlarını. Bu yüzden bu sıcakta sana çorap giydirmek zorunda kalıyorum! 

24.06.16 - İlk kez tam anlamıyla bi arkadaşın oldu. Ayşegülün Aren'i. İkinizi oyun halısına yatırdık, çok komiktiniz. Biz şahsen çok eğlendik. Sen de Aren'in elini yakalayıp sürekli ağzına sokmaya çalıştın :D

26.06.16 - İlk kez saçını kestik. Ense kısmındakileri. Havalar o kadar sıcaktı ki, ense saçların çok isilik yaptı enseni. Biz de çareyi kesmekte bulduk. Saklıyorum o saçlarını.

28.06.16 - İlk kez yüz üstünden sırt üstüne döndün. Yani dönmüşsün. Yüz üstü uyuyordun, sonra bakmaya bi geldim yanına sırt üstü dönmüş boncuk boncuk bakıp gülüyorsun bana :)

01.07.16 - İlk kanguru deneyimini yaşadın. Başta pek bi tepindin içinde ama kullandıkça alıştın gibi. Seni giymek çok zevkli benim için :)

02.07.16 - Sonunda amcanla tanıştın. Bence sevdiniz birbirinizi :)

03.07.16 - İlk kez tam anlamıyla denize girdin, yüzdün. Çok mutlu görünüyordun.

07.07.16 - İlk kez ayak parmaklarını ağzına götürmeyi başardın. Yaklaşık bir haftadır zaten ayaklarını tutuyordun. Ama ilk kez emebildin :) 

15.07.16 - İlk darbe girişimini gördün, keza ben de öyle. Hoş gördün diyemeyiz pek. Olaylar başladığında uyuyordun, uyandığında ise bitmişti. Ah kızım bi bilsen nası bi ülkede yaşıyorsun. Bilsen böyle olduğunu belki dünyaya gelmek bile istemezdin diye düşünüyorum bazen...

21.07.16 - Ciddi anlamda emzik emdin. Arabada uykun gelmişti, hadi bi deneyim vermeyi dedim ve anında emmeye başladın. Tabii ben şok! Bakalım devam edecek misin emmeye. 

4. Ay


Bu ay benim gözümde iyiden iyiye büyüdün kızım. Yani resmen yenidoğandan çıkıp bebek oldun bence. Baya baya bizi anlayıp ona göre tepkiler verdiğini düşünüyorum. Mesela tanımadığın insanları yabancılıyorsan ve beni istiyorsan, hemen dudağını büküp ağlamaya başlıyorsun. Yabancılamadığındaysa hep bi gözünle ben ortalarda mıyım diye etrafa bakınıyorsun. Göz göze geldiğimizde beni gördüğüne sevinip gülüyorsun :) Sanki zaman geçtikçe başkalarının kucağında hiç durmayacakmışsın ve bana kol kası yaptırmaya devam edecekmişsin gibi duruyor :)

Yattığın yerde eğer seninle konuşup ilgilenirsek baya baya vakit geçiriyorsun. Bülbül gibi şakıyorsun hatta. Hep seninle konuşalım istiyorsun, ama unutma ki benim de bi konuşma ve saçma sapan hikayeler uydurma kapasitem var. Umarım yetebilirirm sana bu anlamda :) Ha bir de sana sürekli anne dedirtmeye çalışıyorum :) An-ne diye hecelediğimde sanki söylemeye çalışıyormuşsun gibi çığlıklar atıyorsun.

Çıkardığın seslerden bi an önce konuşmak istiyormuşsun sonucuna varıyorum. Konuşmaya başlayınca da hiç susmayacakmışsın gibi geliyor ki öyle olursan tam anasının kızı durumu olacak :D

Saçlarım iyice uzadı ve uzadıkça kıvırcıklaştı. Bonus bonus dolanıyorsun ortalıkta :) Sanırım baban gibi olacak saçların. Yalnız saçlarının uzaması bi açıdan iyi olmadı. İzmir'in cehennem sıcaklarında pişiriyor o saçlar seni :/

Geceleri yatmak bilmiyorsun, sabahları kalkmak bilmiyorsun bu ay. Genelde gece 1'i görüyorum seni uyutacağım diye :) Neyse ki gece sadece iki kez uyanıyorsun da ben de deli uykusuz kalmıyorum.

Artık tam mıncırmalık kıvama geldin. Nitekim seni kim görse mıncırmaya başlıyor :) Özellikle bacaklarını öpmelere doyamıyorum.

Ellerin hala en favori emziğin ve evet hala emzik almıyorsun. Sanırım ben de denemekten yoruldum, denemiyorum artık. Napalım senin hayatın senin tercihin :D

Son 15 gündür falan banyo yaparken ağlamıyorsun. Su, bu sıcaklarda seni rahatlatıyor o yüzden diye düşünüyorum. Ama bu sayede tekrar suyu sevmeye başladığını düşünüyorum. Çok şükür.

Ayna karşısında oyun oynamaya bayılıyorsun. Ne gülücükler, ne çığlıklar :) 

29.05.16 - İlk taşınman. Bostanlı'dan Narlıdere'ye taşındık. Umarım ki yıllarca bu evde seninle beraber çok güzel günler geçirelim.

04.06.16 - İlk düğün davetine katılışın. Tüm düğün boyunca kucaktan kucağa gezdin ve tabii ki bu durumdan çok memnundun :) Yalnız dönüş yolunda arabada hem kendi üstünü hem benim üstümü batıracak boyuttaki kakayı yapmayaydın iyiydi :D

09.06.16 - İlk kez kendi odanda yatağında uyudun. Gece iki kez uyandın. Benim kulağım hep sende olduğu için gece uyandığında duyup sesini hemen yanına koştum. 

11.06.16 - Kuzenin Arya ile tanıştın. Aranızda 3.5 ay olmasına rağmen Arya'nın yanında kocaman çocuk gibi kaldın kızım. Çok hızlı büyüyorsun ve zaman çok hızlı akıyor. Bense bu hız karşısında şaşkınım...

18.06.16 - İlk kez denize gittik, Çeşme'ye. Çok rügarlıydı, seni rüzgardan nası koruyacağımızı şaşırdık. Üstelik zaten soğuk olan Altınkum denizi, daha da soğuktu. Sadece ayaklarını soktuk. Ama sen soğuktan irkilip çektin ayaklarını :)

19.06.16 - İlk babalar gününü kutladın. Nicelerini kutla kızım.

Bizim hikayemiz...


En son 40+4 'ü yazmışım buraya. Belki de yarın seninle buluşuruz demişim Çakıl'a. Çünkü 40+4'teki kontrolümüzde doktorum suyun biraz azalmış, yatışını yarın yapalım, suni sancı ile normal doğumu deneyelim dedi. Tabii hemen ertesi gün için böyle bi şey beklemediğimden biraz şaşkın, biraz panik, biraz endişeli, biraz mutlu yani karmakarışık şekilde ayrıldık doktordan.

Annem ve babamla gitmiştik o gün doktora. Tabii onlar da aynı duyguları paylaştılar benimle. Biraz sakinlemek için kendimizi sahile attık. Kafayı toplamaya çalıştık, ne kadar başarılı olduk orası tartışılır :)

Eve dönünce valizleri son kez kontrol ettik, eksikleri tamamladık. Akşam Aybars geldi. İçerdeki Çakıl'ın tekmelerini son kez hissetiğimizi bilerek bol bol sevdik. 

Ertesi gün sabah 6'da hastanedeydik. İşlemleri tamamlayıp odaya çıktık. Önlüğümü giydim, kanımı verdim. Lavman yapıldı. Ardından NST'ye bağlandım ve 7.15'te suni sancı için serumu taktılar. Geç yatıp erken kalktığım için oldukça uykusuzdum. Arada uyukladım. Suni sancı verildikten 1 saat sonra sancılarım başladı, yani 8.15 gibi. NST'deki her şey normal göründüğü için çıkardılar. Yürmeme ve pilates topuyla egzersiz yapmama izin verdiler. Ardından 9.50'de ilk açıklık kontrolüm için ebe geldi, 1.5 cm açılmıştım. Gayet iyi olduğunu söyledi ve gitti. Ben tekrar gezinmeye devam ettim, ara ara da pilates topunda zıplıyordum. 11'e kadar böyle devam etti. Sonra tekrar NST'ye bağlandım. Her şey normal dedi ebe. Zaten sürekli NST çıktılarını doktoruma gönderiyorlardı. Doktorum da aynı hastanede görev yaptığı için endişeli değildim. 11.30 gibi NST'yi çıkarmalarını yürümek istediğimi söyledim. Biraz daha durması gerekiyor dediler. Tamam dedim. Bu arada sancılarım artmıştı ve sıklaşmıştı. 3 dk'da 1'e düşmüştü. 12 gibi tekrar açıklığa bakmak için geldi ebe. Ben emindim 4-5 cm açıldığıma ama 1.5 cm hala dedi ebe. O an hah dedim, akşama kadar olmayacak bu doğum yandık :) Epidural fln da takılmamıştı zaten henüz. 1.5 cm'in neyine taksınlar zaten. Hala da NST'deyim, neden çıkarmıyorsunuz sıkıldım dedim. Bebeğin kalp atışları biraz düzensiz o yüzden kontrol altında tutuyoruz dediler. Zaten suni sancıyı da kesmişler bebek daha fazla strese girmesin diye. Tabi düzensiz lafını duyunca ben biraz panik oldum. Neyse ki 12.30'da doktorum geldi bu sefer. Açıklık kontrolü yaparken suyum geldi ve o sırada ebeye mukonyum da geldi dediğini duydum. Tabii mukonyumun bebeğin kakası olduğunu bildiğim için dedim sezeryan mi Vedat bey? Gözlerimin içine baktı ve riske atmayalım hemen alalım sezeryane dedi. Benim zaten o an düşündüğüm tek şey sağlıkla doğsun da nası doğarsa doğsun olduğu için tamam alalım hemen o zaman dedim.

İşte o andan sonra bi koşturma başladı. Ameliyathane kontrol edildi. 15 dk içinde ameliyathanedeydim. İnerken çok korkuyordum, bunu çok net hatırlıyorum. Normal doğumu beklerken aniden sezeryane dönmüş olmasının şoku da bi yandan derken ağlayarak girdim ameliyathaneye. Hemen önlüğümü giydirdiler. Belime epidurali takıp spinal anesteziyi yaptılar ve belden aşağım yavaş yavaş uyuştu. Bu arada başımdaki asistanlardan biri sürekli benimle konuşup şimdi şu yapılıyor şimdi bu yapılıyor diye bilgi verdi. Sonra doktorum geldi ve direkt amelitaya başlamış. Ben sanıyorum hala bekliyolar. Sordum başladınız mı diye, evet 5-6 dk sonra çıkacak bebeğiniz dediler. İşte o andan itibaren onun sesini duymayı bekledim. En son asistan şimdi karnınıza biraz güç uygulanacak ve bebeğiniz çıkacak dedi ve Çakıl'ın sesini duydum. O an yaşadığım duyguları kelimelerle anlatabilmemin imkanı yok. Sadece kızım kızım diye sayıkladığımı ve böğürerek ağladığımı hatırlıyorum. Sonra hemen yanağıma getirdiler. Onun o mis tenini tenimde hissetmek ne muhteşemdi, ne gerçek üstü bi şeydi. İşte sonunda doğmuştu, benim bebeğim doğmuştu. İnanamıyordum! Saat 13.41'di.

Sonra Çakıl'ı ameliyathaneden doğum katına çıkardılar ve benim de sabırsız bekleyişim başladı. Çakıl doğduktan tam 1 saat sonra odadaydım ben de. Odaya girdiğimde herkes Çakıl'ın beşiğinin başındaydı, herkesin yüzü gülüyordu. Sonra hemen benim koynuma verdiler, birbirimizin sıcaklığını hissettik. Ne muhteşem duygu Allahım, yeniden doğmuş gibi hissediyormuş gerçekten insan.

Ardından emzirme denemeleri falan derken akşamına sütüm geldi ve o gece Aybarsla hayatımızın ilk 3 kişilik gecesini geçirdik. Çok yorgun, çok uykusuz, çok şaşkın ama çoook mutluyduk. Çakıl'a bakıp bakıp bu bizim mi şimdi diyorduk.

O güne dönüp baktığımda tek keşke dediğim şey doğum sırasında Aybars da yanımda olabilseydi oldu. Keşke yanmda olabilseydi de, o perdenin arkasında tek başıma beklerken elimi tutabilseydi.

Evet çok normal gelişen bir doğum olmadı benimkisi. Ama normal doğumu beklediğim için hiç pişman olmadım. Hiç korkmadım normal doğumdan. Olması gerekeni böyle bunun diye motive ettim kendimi hep. Ben en azından denedim. Olamadı orası ayrı. Doğum yaklaştıkça hep ikimiz de sağlıkla atlatalım da gerisi boş dedim hep. Çok şükür öyle de oldu.

Umarım bebeğini merakla bekleyen herkes sağlıkla kucağına aldığı günü görür... Keşkesiz doğumlar yaşar...

3. Ay


Bu zaman denen şey gerçekten çok hızlı akıp gidiyor. Sanırım bunu sen ay ay büyüdükçe daha iyi anlıyorum kızım. Zaman geçtikçe de seninle geçirdiğimiz vakitler daha da anlamlı ve eğlenceli olmaya başladı. Artık iyiden iyiye, bilerek ve isteyerek gülüyorsun. Hele de sabah uyandığında, tepende dikilip sana "Günaydın" dediğimde attığın gülücüklere hastayım. Uyandığında çok keyifli oluyorsun, hiç ağlayarak uyanmıyorsun sabahları. 

Bu ay itibariyle oyuncaklar daha da anlam kazandı senin gözünde. Eline yaklaştırdığımızda tutuyorsun, tutmakla kalmayıp hemen ağzına götürüyorsun :) Ağzına götürmek demişken, eline geçirdiğin her şeyi ağzına götürüyorsun evet, özelikle ellerin favorilerin :)

Agulamıyorsun artık çok fazla. Onun yerine çok değişik sesler çıkarıyorsun. Seninle karşılıklı konuştuğumuzda sen coşuyorsun, çok heyecanlanıp keyifleniyorsun. Konuşmaya başladığında bence bi daha susmayacaksın :D

Arabayla ilgili huyun değişti bu ay biraz. Eskiden arabaya binince hemen uyurdun, şimdi hemen uyumadığın gibi araba ışıkta ya da trafikte durunca huysuzlanmaya, hala hareket etmezse ağlamaya başlıyorsun. Bu konuda özellikle beni oldukça yoruyorsun. Umarım geçici bi durumdur bu :) Bebek arabana bindiğinde de etrafı daha çok incelemeye başladın. Her şey çok ilgini çekiyor.

Banyo yaparken ağlamaya başladın. Nerde o keyifle banyo yapan bebek! Ayakların suya değdiği an mızırdanmaya başlıyorsun. Vücuduna su değdiğinde de ağlamaya. Banyo yaptırmak seni de beni de çok yorar, üzer oldu. Neden böyle oldu bilmiyorum. Sanki bi kere su yuttun gibi geldi, ondan sonra mı oldu ki diye düşünmeden edemiyorum. Dileğim bi an önce banyo keyiflerimizin eskiye dönmesi. Banyon bitip masaja başladığımda eskisi gibi keyifleniyorsun neyse ki. 

Hala kendi kendine uykuya dalamıyorsun. Hoş biz bu konuda bi şey yapmıyoruz henüz. Memede uyumak en büyük hobin. Bu konuya bi kaç ay sonra el atarız diye düşünüyorum. 

Gece uykun daha düzene girdi. Yattığın saat her gün değişse de yattıktan 5-6 saat sonra uyanıp, emip tekrar yatıyorsun. Bu konuda sana minnettarım canım kızım. Teşekkür ederim. Gündüzki öğlen uykun istikrarlı devam ediyor. Onun dışında gündüz pek uyumuyorsun. 

Emzik emmemede ısrarcısın. Ama emziği tutabildiğin için elinle, ağzında gevelemek suretiyle oyalanabiliyorsun :) Bu da bi şeydir diye avunuyorum ben de.

Emerken beni konuşturmuyosun artık. Konuştuğum an emmeyi bırakıp boncuk gözlerini gözlerime dikiyosun ve sırıtmaya başlıyorsun. Ben konuşmasam bile etraftan gelen sesler dikkatini dağıtıyor, yine emmiyorsun. Öyle böyle bi şekilde emişiyoruz işte :)  

Bu ayki ilklerin nelermiş bakalım.

26.04.16 - İlk kez Denizli'ye gittin. İlk kez uzun araba yolculuğu yaptın. Öğle uykuna denk getirdiğimiz için çıkış saatini, yol gayet rahat geçti. 

07.05.16 - İlk kez arkadaşının doğumgününe katıldın, Demir'in. 

08.05.16 - İlk anneler günümüzü kutladık seninle. Bana bu eşsiz duyguyu yaşattığın için binlerce teşekkürler ve binlerce şükürler.

09.05.16 - İlk kez oyuncağını tuttun ve salladın.

13.05.16 - İlk kez oyun halısıyla tanıştın ve çok sevdin.

17.05.16 - İlk kez İstanbul'a gittin. Bu senin ikinci uçak yolculuğun oldu. Yine hiç arıza çıkarmadın benim akıllı kızım. Sanırım seyahat etmeyi seveceksin :)