7. Ay


Yine çok gezdiğin bir ayı daha bitirdin kızım. Bu ayın 10 gününü İzmir'de evinde, 10 gününü  kurban bayramı için Avanos'ta, 5 gününü Yalıkavak'ta ve 5 gününü de Denizli'de geçirdin :) Doğduğundan beri kaç km yol yaptığını en kısa zamanda hesaplamayı düşünüyorum :)

Artık resmen sonbahar geldi, havalar biraz da olsa serinledi, yağmurlar başladı ve biz nihayet yaz koşturmacasından yerleşik düzene geçtik. Tüm yaz seni ordan oraya sürükledik, ona rağmen hiç sesini çıkarmadın. Hep uyumlu davrandın kızım, teşekkür ederiz. 

Bu ay senin ek gıda serüvenin tüm hızıyla başladı. Tadımlar bitti, öğünler geldi. Tadımlarda gösterdiğin istekli yeme durumunu öğünlere geçtiğimizde pek göstermedin başlarda. Yoğurdu bile zar zor yediriyordum. Sebzelere burun kıvırıyordun. En iştahlı yediğin şey meyveydi. Bu durum biraz şevkimi kırdı önce, dedim işte yemek yemeyi sevmeyecek bi çocuk geliyor. Ama o kadar çabuk karar vermemek biraz sabırlı davranmak gerekiyormuş. Günler geçtikçe yeni tatlara daha iyi tepkiler vermeye başladın. Yoğurdu yeniden iştahla yiyorsun mesela :)

Her yemek sonrası iyi bi temizlenmeye ihtiyacın oluyor, çünkü ağzına verdiğimiz her şeye elinle dokunuyorsun sonra elini yüzüne, saçına, her yere sürüyorsun. Ben bu hallerinin tadını çıkarıyorum, etraf batmış umrumda olmuyor. 

Yani bu ay sana bi şeyler yedirmeye çalışırken daha bi hızlı geçti gibi oldu. 

Bu ay öğrendiğin şeylerle bizi çok eğlendiriyorsun. Ellerinle sürekli bi yerlere vuruyorsun. Avcumuzu açık "çap çap" diyince, hemen vurmaya başlıyorsun ve bunu yaparken çok eğleniyorsun :) Elimizi tokalaşır gibi uzatıp "merhaba" dediğimizde sen de elini uzatıyorsun sanki tokalaşır gibi. Çok tatlısın. 

Eğer masa başında kucağımızda oturuyorsan sürekli masadaki şeylere saldırmak istiyorsun. Masa örtüsü varsa çekiştiriyorsun. Dokunabildiğin tabakları tutup çekiyorsun. O yüzden artık masada senin önünden her şeyi uzaklaştırıyoruz.

Meraklı halin gün geçtikçe artıyor. Her yeni girdiğin ortamı tüm ayrıntılarıyla inceliyorsun. İncelemen bitmedikçe bizim suratımıza bile bakmıyorsun :)

Sıkıştırılarak sevilmeye hala bayılıyorsun, hep bi gülücükler bi şeyler :) 

Artık tamamen desteksiz oturabiliyorsun. Otururken ayaklarına kadar eğilip sonra tekrar kalkabiliyorsun. Ellerinle sağa sola destek verip dengeni sağlıyorsun.

Emeklemen için her türlü yardımı sunuyorum sana ama senin emeklemekte hiç gözün yok. Bi adım atıp, sonra yuvarlanarak ulaşmak istediğin her şeye ulaşıyorsun. Sanırım emeklemeyeceksin, çünkü yuvarlanmak daha kolay geliyor sana :) Artık yerdeki yorgan sana yetmiyor, sürekli kendini onun sınırları dışına atıyorsun. Koltukların, sehpanın altına giriyorsun. Ev eşyaları senin için tehlike arz etmeye başladı anlayacağın :)

Yavaştan ayaklarının üstüne basmaya başladın. Koltuğun kenarından falan tutturup ayakta tutmaya çalışıyorum seni. Şimdilik kendi kendine ayağa kalkma girişimin olmuyor :)

Seni uyuttuktan sonra asla ilk halinle bulamıyorum yatakta. O kadar garip şekillerde uyuyorsun ki bazen o rahatsız pozisyonlarda nasıl hala uyumaya devam edebildiğine şaşırıyorum. Bir de yatağını boyuna değil enine kullanmak da favorilerin arasında :D O kadar hareketli uyuduğun için üstüne hiç bi şey örtemiyorum. Çünkü yüzünü kapatıp nefessiz kalmandan korkuyorum. Üstün açık uyumaya iyice alıştın yani :)

Belli bi uykuya dalma şeklin hala yok. Çoğunlukla memede, bazen göğsümde yatarak bazen de pışpışla uyuyorsun. Kendi kendine uyumayı elbet bi gün öğreneceksin. Sabırla bekliyorum.

Hala çıkan bi dişin yok kızım. Sanırım baban ve benim gibi geç çıkaracaksın sen de dişlerini. Diş yok ortada evet ama her bulduğun şeyle dişlerini tam gaz kaşımaya devam ediyorsun. Artık oyuncaklarını ağzınla değil de elinle oynamaya başlasan iyi olacak :D

6. ay aşılarını olduğun gün ateşlendin ve bu ateş iki gün sürdü. O iki gün çok huysuz, huzursuz, ağlak, uykulu ve uykucuydun. İki gün sonunda ateşin düştüğünde çok mutlu oldum. 

07.09.16 - İlk kez salıncağa bindin. Biraz korktun gibi. Ama sonraki seferlerde alıştın.

09.09.16 - İlk kez üç kişilik uçak yolculuğumuzu yaptık. Ama bu senin toplamda 4. uçak yolculuğundu.

18.09.16 - İlk kez yataktan düştün. Çok korktum annecim :(









6 ay 25 gün

Maalesef dün akşam yataktan düşmene sebep oldum kızım. Senin yatağını hazırlıyordum ve sadece 2 saniye gözümü üzerinden ayırdım. Düşeceğini anlayıp hamle yaptığımda geç kalmıştım, sadece düşüşünü biraz hafifletmiş oldum. Hemen acile gittik. Çok şükür iyisin, bir şeyin yok. Evet düşe kalka büyüyeceksin, kim bilir daha ne kadar sert düşüşlerin olacak ama benim bu suçluluk duygum nası geçecek bilmiyorum. Özür dilerim canımın içi...

6. Ay - Yarı Yaşında Aklı Başında :)


Resmen yarı yaşındasın. İnanamıyorum!

Bu ayki gelişimin gerçekten sıçrama şeklinde oldu kızım. Hangi birini yazsam bilemiyorum. Önce destekli oturmaya başlayıp ardından bi kaç dakika desteksiz oturmaya geçtin. Yuvarlanma konusunda artık uzmanlaştın, kesinlikle yüksek bi yerde bırakamıyorum seni. Sürekli yere serdiğimiz bi yorganın üstündesin :) Beni ve babanı iyice tanımaya başladın. Yabancı birinin kucağına gidince gözümün içine bakıp ağlayabiliyorsun al beni dercesine. Sonra ek gıda durumu var. Doktorumuz tadımlarla başlayalım dedi. Her gıdadan üç gün boyunca bi kaç kaşık tattın, alerjin olup olmadığını anladık hem. Yediğin hiç bi şeyi kusmadın. Bazılarını iştahla yedin bazılarına yüzünü buruşturdun ama yedin yine de. Zaten anan iştahlı baban iştahlı, senin çok iştahsız bi bebek olmanı beklemiyorum. Bu ay boyunca tadına baktığın şeyler şunlar oldu:

Su - baya baya seviyosun
Yoğurt - sevdin
Havuç suyu - sevdin
Kabak püresi - sevdin
Yumurta sarısı - sevdin
Lor - sevdin ama kıvamı değişik geldi :)
Nektarin(çünkü evde şeftali yoktu :D) - ekşi geldi sanırım biraz surat ekşittin
Armut - yine biraz ekşi geldi
Elma - sevdin
Salatalık - sevdin

Henüz bi mama sandalyen yok, kıçımızı kaldırıp gidemedik bi ikea'ya. Hoş evde durmuyoruz ki hiç bu ara gidecek zaman bulalım. Bu arada anneannen bardakla su içerken, eline saldırıp sen de içmek isteyince barakla su içirmeyi denedik ve şaka gibisin ki içiyorsun :) Yani yarısı üstüne dökülüyor ama olsun, büyük bi adım bu senin için. 

Bu ayın iki haftasını İzmir'de iki haftasını da Avanos'ta geçirdin. Yine seferiydik yani kızım. Önümüzdeki ay da pek evde durmayacağız, iyice gezgin oldun :)

Bu ay ilk kez hasta oldun. Sanırım Avanos'a giderken uçakta klima çarptı. Önce çok sıcaktı uçak çok terledik, sonra serinlettiler. Sanırım bu yüzden hasta oldun. Neyse ki öyle yüksek ateşli fln bi hastalık değildi. Bol burun akmalı, tıkanmalı ve öksürüklü bi hastalıktı. 1 haftada atlattın. Ama sonra bana bulaştırdın, sonra da anneannene :D Küçücük bacağınla bize neler yaptın görüyo musun :D

Artık banyonu oturarak yapıyorsun. Böyle olunca hem sen daha çok eğleniyorsun, ellerini suya falan vuruyorsun hem ben daha rahat yıkıyorum seni. Yani banyo zamanlarımız artık daha keyifli geçiyor, suyu iyice sevmeye başladın balık kızım benim.

Avanos'ta güzel bi rutin oturtmuştuk yatma vaktinle ilgili ama İzmir'e gelince yine değişti. Ne güzel 21-21.30 gibi uyuyordun ordayken. Ama sen de haklısın, kıçımızın üstünde oturup rutinle yaşamayı öğrenmene engel oluyoruz. Neyse ki çok uyumlu bi bebeksin de arıza çıkarmıyosun.

Algıların inanılmaz derecede açıldı. Her yeni girdiğin ortamı delicesine inceliyorsun. Her şeye elini atıyorsun. Sofrada otururken kucaktaysan masaya saldırıyorsun. Bi de biz bi şeyler yerken bize bakıp yalanmaya başlıyorsun. Geçen gün dondurma yerken öyle bi yalandın ki dayanamayıp dondurma tattıracaklardı sana zor engel oldum!

Bu ayın en büyük gelişmesi ise memede uyumak yerine pışpışlayarak uyuyabiliyo olduğunu keşfetmek oldu. Avanos'tayken bi gün sabah erken kalktın ve benim çok uykum vardı. Anneannen aldı seni oyalayayım diye, ben de biraz uyuyacaktım bu sırada. Baya bi oynamışsınız sonra senin uykun gelmiş. Anneannen de yanına yatmış yere ve pışpışlamaya başlamış. Sen de biraz mızırdanıp uyumuşsun. Bunu duyunca şoka girdim tabi ben :D Sonra o bi kaç kez daha uyuttu seni böyle. Ardından ben de denedim ve gerçekten uyudun! Sonra bi kez de Nevruz yengen uyuttu o şekilde seni. Hala ara ara o şekilde uyutmaya devam ediyorum seni. Bakalım böyle böyle devam edip kendi kendine uyumayı öğrenecek misin.

Bu ay yeni yeni şeyler söylemeye başladın. Babababab, memememem, mamamamam gibi :) Ama dişlerin hala çıkmadı o ayrı :D

Ve son olarak ücretili iznim dün bitti ve seni bu kadar küçük bakıcıya emanet etmek istemediğim için şimdilik bi 3 ay ücretsiz izin aldım. Ama bu süre uzayacak gibime geliyor çünkü seninle vakit geçirmek, her gün büyüdüğünü görmek her şeye değer canımın içisi.

26.07.16 - İlk kez süt dışındaa bi şey tattın: yoğurt.

30.07.16 - İlk kez babababa dedin.

03.08.16 - İlk kez oturarak banyo yaptın.

05.08.16 - İlk kez desteksiz oturabildin.

10.08.16 - İlk kez pışpışlayarak uyudun.

22.08.16 - İlk kez kolundan kan aldılar, kan değerlerine bakmak için. O kadar içli ağladın ki kıyamam sana annecim :(

5.Ay



Canım kızım, zeytin kızım, kıvırcık marulum. Saçların bildiğin kıvır kıvır artık. Hele banyodan sonra taramazsam o kadar kıvırcık oluyor ki ben bile şaşıyorum :) Ama çok tatlı oldun böyle, umarım bonus kıvamına gelmez iyice büyüdükçe. Çünkü o kadar kıvırcık saça bakmak çok zor, seni düşünüyorum yani :) Bu ayın 3 haftasını Yalıkavak'ta yazlıkta geçirdik. Ramazan bayramı için gelmiştik, İzmir çok sıcak olunca ve yazlıkta da rahat ettiğimiz için dönmedik sonrasında. Baban hafta sonları geldi gitti. Ortam değişikliğinden dolayı gündüz uykuların biraz şaştı yazlıkta. Nerde ne zaman uyumak istersen öyle uyudun. Ben de durumu böyle kabullenip ikimiz için de işkenceye çevirmedim. Yalnız gece uykularına daha erken dalmaya başladın, işte bu süper bi gelişme oldu. Umuyorum ki bu durumu İzmir'e dönünce de devam ettirebiliriz. Gerçi İzmir'de sadece 1 hafta kalıp 2 haftalığına Avanos'a gideceğiz seninle. Bu aralar göçebeyiz, kahrolsun İzmir sıcağı!!! 

4. ay kontrolünde doktorumuz havalar çok sıcak olduğu için biraz biraz su içirebilirsin demişti. O yüzden bu ay su ile tanıştın. Başlangıçta yutamadın, bu ne ya der gibi baktın ama içtikçe yutkunma olayına alıştın. Hala emdiğin için ben çok fazla vermiyorum sana su, her gün tadımlık içiyorsun biraz bazı günler vermeyi unutuyorum :D

Yine aynı kontrolde doktorumuz alt dişlerinin kabardığını 1-1.5 ay içinde büyük ihtimalle çıkaracağını söylemişti. Zaten o kadar çok kaşıyorsun ki, çıkmayacağı varsa da çıkaracaksın bu azimle :D Kaşımak için her şeyi ağzına götürüyorsun, salyalarının da maşallahı var zaten. En sevdiğin diş kaşıyıcıysa babanın bileği, benim de parmaklarım :D Her gün bakıyorum patlamış mı diş diye. ama henüz bi şey yok ortada. 

Yazlıkta olduğumuz için bol bol denize sokuyorum seni. Hatta bayram sırasında suyun o kadar soğuk olduğunu farketmeyip yine de sokmuşum. Sonraki hafta su ısınınca anladım soğuk olduğunu :) O kadar soğuk suya sokup seni titrettiğim için özür dilerim kızım. Ama ilk girişte yarım dakika ağladıktan sonra hemen alışıyorsun soğuk suya. Sonrasında da ayaklarını öyle güzel çırpıyorsun ki, bıraksak alıp başını gideceksin nerdeyse :) Neyse ki o soğuk suya sokmalarımda hasta falan etmedim seni.

Deniz kenarını ve açık havayı çok sevdiğini farkettik. Ağaçların dalları sallandıkça sen de coşup onlarla konuşmaya başlıyorsun. Denize girip çıkanları izliyorsun. Sanırım isminin hakkını verecek, tam bi deniz çocuğu olacaksın Çakıl'ım.

Bu ay iyiden iyiye çenen düştü. O kadar çok konuşuyorsun ki bazen ben yoruluyorum sana laf yetiştireceğim diye :D Gerçekten konuşmaya başladığında yandığımızın resmidir bu bence :D

Yattığın yerden sürekli doğrulmak istiyorsun. Yapamayınca sinirlenip çığlığı basıyorsun :) Artık iyice oturmaya başladın, tabii desteksiz oturamiyorsun o ayrı. Bazen abartıp ayaklarına kadar kapanıyorsun. Biz de gittiğimiz bi restoranda mama sandalyesine oturttuk seni bakalım ne yapacaksın diye, tabii hemen eğilip tepsisini yalamaya çalıştın :)

Ayaklarını birbirine o kadar çok sürtüyorsun ki iyice kızartıyorsun hem parmaklarını hem ayak kenarlarını. Bu yüzden bu sıcakta sana çorap giydirmek zorunda kalıyorum! 

24.06.16 - İlk kez tam anlamıyla bi arkadaşın oldu. Ayşegülün Aren'i. İkinizi oyun halısına yatırdık, çok komiktiniz. Biz şahsen çok eğlendik. Sen de Aren'in elini yakalayıp sürekli ağzına sokmaya çalıştın :D

26.06.16 - İlk kez saçını kestik. Ense kısmındakileri. Havalar o kadar sıcaktı ki, ense saçların çok isilik yaptı enseni. Biz de çareyi kesmekte bulduk. Saklıyorum o saçlarını.

28.06.16 - İlk kez yüz üstünden sırt üstüne döndün. Yani dönmüşsün. Yüz üstü uyuyordun, sonra bakmaya bi geldim yanına sırt üstü dönmüş boncuk boncuk bakıp gülüyorsun bana :)

01.07.16 - İlk kanguru deneyimini yaşadın. Başta pek bi tepindin içinde ama kullandıkça alıştın gibi. Seni giymek çok zevkli benim için :)

02.07.16 - Sonunda amcanla tanıştın. Bence sevdiniz birbirinizi :)

03.07.16 - İlk kez tam anlamıyla denize girdin, yüzdün. Çok mutlu görünüyordun.

07.07.16 - İlk kez ayak parmaklarını ağzına götürmeyi başardın. Yaklaşık bir haftadır zaten ayaklarını tutuyordun. Ama ilk kez emebildin :) 

15.07.16 - İlk darbe girişimini gördün, keza ben de öyle. Hoş gördün diyemeyiz pek. Olaylar başladığında uyuyordun, uyandığında ise bitmişti. Ah kızım bi bilsen nası bi ülkede yaşıyorsun. Bilsen böyle olduğunu belki dünyaya gelmek bile istemezdin diye düşünüyorum bazen...

21.07.16 - Ciddi anlamda emzik emdin. Arabada uykun gelmişti, hadi bi deneyim vermeyi dedim ve anında emmeye başladın. Tabii ben şok! Bakalım devam edecek misin emmeye. 

4. Ay


Bu ay benim gözümde iyiden iyiye büyüdün kızım. Yani resmen yenidoğandan çıkıp bebek oldun bence. Baya baya bizi anlayıp ona göre tepkiler verdiğini düşünüyorum. Mesela tanımadığın insanları yabancılıyorsan ve beni istiyorsan, hemen dudağını büküp ağlamaya başlıyorsun. Yabancılamadığındaysa hep bi gözünle ben ortalarda mıyım diye etrafa bakınıyorsun. Göz göze geldiğimizde beni gördüğüne sevinip gülüyorsun :) Sanki zaman geçtikçe başkalarının kucağında hiç durmayacakmışsın ve bana kol kası yaptırmaya devam edecekmişsin gibi duruyor :)

Yattığın yerde eğer seninle konuşup ilgilenirsek baya baya vakit geçiriyorsun. Bülbül gibi şakıyorsun hatta. Hep seninle konuşalım istiyorsun, ama unutma ki benim de bi konuşma ve saçma sapan hikayeler uydurma kapasitem var. Umarım yetebilirirm sana bu anlamda :) Ha bir de sana sürekli anne dedirtmeye çalışıyorum :) An-ne diye hecelediğimde sanki söylemeye çalışıyormuşsun gibi çığlıklar atıyorsun.

Çıkardığın seslerden bi an önce konuşmak istiyormuşsun sonucuna varıyorum. Konuşmaya başlayınca da hiç susmayacakmışsın gibi geliyor ki öyle olursan tam anasının kızı durumu olacak :D

Saçlarım iyice uzadı ve uzadıkça kıvırcıklaştı. Bonus bonus dolanıyorsun ortalıkta :) Sanırım baban gibi olacak saçların. Yalnız saçlarının uzaması bi açıdan iyi olmadı. İzmir'in cehennem sıcaklarında pişiriyor o saçlar seni :/

Geceleri yatmak bilmiyorsun, sabahları kalkmak bilmiyorsun bu ay. Genelde gece 1'i görüyorum seni uyutacağım diye :) Neyse ki gece sadece iki kez uyanıyorsun da ben de deli uykusuz kalmıyorum.

Artık tam mıncırmalık kıvama geldin. Nitekim seni kim görse mıncırmaya başlıyor :) Özellikle bacaklarını öpmelere doyamıyorum.

Ellerin hala en favori emziğin ve evet hala emzik almıyorsun. Sanırım ben de denemekten yoruldum, denemiyorum artık. Napalım senin hayatın senin tercihin :D

Son 15 gündür falan banyo yaparken ağlamıyorsun. Su, bu sıcaklarda seni rahatlatıyor o yüzden diye düşünüyorum. Ama bu sayede tekrar suyu sevmeye başladığını düşünüyorum. Çok şükür.

Ayna karşısında oyun oynamaya bayılıyorsun. Ne gülücükler, ne çığlıklar :) 

29.05.16 - İlk taşınman. Bostanlı'dan Narlıdere'ye taşındık. Umarım ki yıllarca bu evde seninle beraber çok güzel günler geçirelim.

04.06.16 - İlk düğün davetine katılışın. Tüm düğün boyunca kucaktan kucağa gezdin ve tabii ki bu durumdan çok memnundun :) Yalnız dönüş yolunda arabada hem kendi üstünü hem benim üstümü batıracak boyuttaki kakayı yapmayaydın iyiydi :D

09.06.16 - İlk kez kendi odanda yatağında uyudun. Gece iki kez uyandın. Benim kulağım hep sende olduğu için gece uyandığında duyup sesini hemen yanına koştum. 

11.06.16 - Kuzenin Arya ile tanıştın. Aranızda 3.5 ay olmasına rağmen Arya'nın yanında kocaman çocuk gibi kaldın kızım. Çok hızlı büyüyorsun ve zaman çok hızlı akıyor. Bense bu hız karşısında şaşkınım...

18.06.16 - İlk kez denize gittik, Çeşme'ye. Çok rügarlıydı, seni rüzgardan nası koruyacağımızı şaşırdık. Üstelik zaten soğuk olan Altınkum denizi, daha da soğuktu. Sadece ayaklarını soktuk. Ama sen soğuktan irkilip çektin ayaklarını :)

19.06.16 - İlk babalar gününü kutladın. Nicelerini kutla kızım.